MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali ve tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalı borçlunun tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazına gelince; Davacı alacaklı tahliye talepli olarak 02.10.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde sözlü kira akdine dayanarak aylık 50,00-TL den Aralık/2006 ile Eylül/2012 arası toplam 3.500-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. 01.11.2012 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine, borçlu tarafından 02.11.2012 tarihinde ilgili icra müdürlüğüne borca itiraz dilekçesi sunulmuş ancak 14.11.2012 tarihli müdürlük kararı ile sehven itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddi ile takibin devamına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı mahkemeye başvurarak; takibe süresinde itiraz edilmediği düşüncesiyle itirazın iptalini istemeden temerrüt nedeniyle tahliye istemiştir. Davalı ise; icra müdürlüğünce verilen ret kararının hatalı olduğunu, bu karara karşı şikayet davası açtığını bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek borcu olmadığından bahisle davanın reddini istemiştir. Davacı 18.04.2013 tarihinde ıslah dilekçesi vererek borçlu tarafından açılan şikayet davasının kabul edilip takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davasını itirazın iptali ve tahliye davası olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. ...İcra Hukuk mahkemesinin 12.03.2013 tarihli 2012/362 Esas 2013/119 Karar nolu kararıyla şikayetin kabulü ile ilgili icra müdürlüğünün itirazın reddi ile takibin devamına dair kararının kaldırılmasına ve takibin durdurulmasına ilişkin kararının temyiz edilmeksizin 25.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ancak 6100 Sayılı HMK.nun 176. maddesinde "Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda bir davada sadece usul işlemleri ıslah edilebilecek olup, ıslahla yeni bir dava açılamaz ve istemde bulunulamaz.
Mahkemece yeni bir dava niteliği taşıyan itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah talebinin kabulü ile itirazın iptaline de karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin olarak ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacağa yönelik olarak BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy