MAHKEMESİ: Kumluca 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/07/2014
NUMARASI: 2014/55-2014/104
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira borcu nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, dairemizin 07.11.2013 tarihli kararı ile kira parasının ödendiğine dair kiralayan tarafından kiracıya verilen yazılı belge, Borçlar Kanunu'nun 88, yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 104.maddesi uyarınca bundan evvelki kira paralarının ödendiği hususunda kanuni bir karine teşkil eder. Ancak olayımızda; davalı tarafça takibe konu yıllar kiralarının ödendiğine ilişkin ödeme belgeleri, banka ödeme dekontlarıdır. Bu ödemeler davacı tarafça düzenlenen makbuz yani yazılı belge niteliğinde değildir. Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenmesi ve neticesine göre birkarar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, davanın tümden kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 28.04.2008 tarihli sözleşmede yıllık kiranın brüt 15.000 TL olarak belirlendiği, ayrıca taşınmazın stopaj vergisinin kiracıya ait olduğu düzenlenmesi bulunmaktadır. Davacı alacaklı 14.06.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile 30.08.2008 tarihli 15.000 TL, 30.08.2009 tarihli 16.216.50 TL, 30.08.2010 tarihli, 17.178,14 TL, 30.08.2011 tarihli 18.701.84 TL kira alacağının tahsili isteminde bulunmuş, davalı borçlu süresinde yaptığı itirazında ve yargılama sırasındaki savunmasında, 2008 yılı kira parasını 15.000 TL olarak davacı alacaklının eşinin hesabına yatırdığını, bundan sonraki yıllara ait kira paralarını ise stopajları düştükten sonra davacı alacaklının hesabına yatırdığını belirtmiş ve ödeme makbuzları sunmuştur. Davacı alacaklı, eşinin hesabına yattığı belirtilen 2008 yılı kira parasını almadıklarını belirtmişse de ; davalı borçlu, bozmadan sonra davacı alacaklının elinden çıktığını belirttiği, 09.08.2010 tarihli '' 2008 – 2009 kira bedellerine ek olarak 2.200 TL ve 150 Euro alındığını '' gösteren belge sunmuştur. Davalı borçlunun sunduğu belge İİK 269/C-2 ve 68. maddeler uyarınca borcu sona erdiren belge niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir, Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir. Alacaklının belgedeki imzayı inkar etmesi halinde söz konusu belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre 2008 yılı kirasının ödenip ödenmediği konusunda bir karar verilmesi gerekirken imza incelemesi yaptırılmadan imzanın davacı alacaklının imzasına benzemediği gerekçesiyle savunmanın dikkate alınmaması doğru değildir. Bundan ayrı olarak davalı borçlu 2009, 2010 ve 2011 yılları için stopajları düştükten sonra davacı alacaklının hesabına kira paralarını yatırdığını belirtip ödeme makbuzları sunduğu halde bu ödeme belgeleri de dikkate alınmadan davalı borçlunun itirazının tümden kaldırılıp, tahliyeye ve tüm alacak üzerinden tazminata karar verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.