MAHKEMESİ : Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2014
NUMARASI : 2013/386-2014/284
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak itirazın kaldırılması isteminin kabulüne tahliyeye yönelik önceki karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.05.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye konu taşınmaz konut olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Sözleşmenin özel koşullar 5.maddesinde kira bedellerinden her hangi birinin ödenmemesi halinde kira süresi sonuna kadar olan kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı 09.03.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayları kira bedellerinin kiracı ve müteselsil kefilden tahsilini istemiştir. Davalılar borca itirazlarında Ocak ayı kira parasını 29.02.2012 tarihinde ödediklerini, diğer ayların ise kiralanana yönelik zorunlu ve faydalı masraflara mahsup edildiğini savunmuşlardır. Davacının Nisan ayı kira bedeli yönünden sözleşmedeki muacceliyet koşuluna dayalı olarak icra takibinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Her ne kadar mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 08.07.2013 gün 2013/9338 esas 2013/11670 karar sayılı bozma ilamında bu hususa değinilmemiş ve mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de TBK’nun kiracı aleyhine düzenleme yasağına ilişkin 346.maddesi kamu düzenine ilişkin olup, kamu düzeninin söz konusu olduğu hallerde usulü müktesep haktan bahsedilemez. Yapılan bu açıklamaların ışığı altında nisan ayı kira alacağına yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy