MAHKEMESİ: Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 09/07/2014
NUMARASI: 2013/212-2014/999
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eksik ödenen kira farklarının tahsili ve kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece alacak isteminin kısmen kabulüne ve 01.04.2013 tarihinden itibaren kira bedelinin 1440 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.04.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğu taşınmazda artış yapılmadan kira bedellerinin ödendiğinden 2009-2013 yılları arasındaki eksik ödenen kira bedelleri farkının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise kira bedellerinin davacının onayı ile belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.1996 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Artış şartına ilişkin sözleşmenin 8. maddesinde “ kiracı kira ilişkisinin devam etmesi halinde kirayı ilk yıl için % 65 artırmayı … ve ödemeyi kabul etmiştir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Uyuşmazlık 01/04/2009-01/04/2013 tarihleri arasındaki kira farkı alacağına ilişkin olup kira sözleşmesinde artış şartı yenilenen ilk yıl için öngörülmüş devam eden yıllar kira bedellerinin artırılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece sözleşmedeki artış şartının yenilenen ilk yıl için geçerli ve müteakip yıllar için artış şartı belirlenmediğinin kabulü ile alacağın buna göre hesaplanması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.