MAHKEMESİ: Söğüt Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/11/2013
NUMARASI: 2013/264-2013/391
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye, birleşen dava temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Söğüt İcra Müdürlüğü'nün 2012/128 Esas sayılı icra dosyasına davalının yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin kabul edilen miktar olan 7.786,00 TL yönünden devamına, temerrüt nedeniyle tahliyesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 2.159,00 TL kira alacağının ihtarname gereğince belirlenen tarih olan 29/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı kiracının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kiracı vekilinin asıl davada tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının 08.06.2010 tarihinde satın aldığı kiralananda, önceki malikin kiracısı olan davalının, aylık 500 TL üzerinden kira bedeli ödemekteyken, satın alma tarihinden sonra bu tutarı 120 TL’ye düşürdüğünü, eksik ödemeler nedeniyle oluşan kira farkı alacaklarının tahsili için Söğüt İcra Müdürlüğünün 2012/128 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davalının önceki malikle imzalanan 01.07.2004 başlangıç tarihli başka bir sözleşmeye dayandığını, ancak bu sözleşmenin düşük vergi ödemek amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, tarafların gerçek iradesini yansıtan sözleşmenin icra takibinde dayanılan 17.06.2004 tarihli sözleşme olduğunu, bu sözleşmede aylık kira parasının 350 TL olarak belirlendiğini, artış şartı ile birlikte eski malike en son 500 TL kira parası ödendiğini, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek, itirazının iptaline, kiralananın tahliyesine ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen davada ise; davalıya 16.05.2006 tarihli noter ihtarı keşide edilerek sözleşmedeki artış şartı uyarınca eksik ödenen kira bedellerinin talep edildiğini, ancak davalının ihtarnameye uygun şekilde ödeme yapmadığını belirterek ihtara konu aylar yönünden 2.159 TL alacağın tahsili yanında temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; asıl kira sözleşmesinin işyeri sahibi ile davalı arasında imzalanan 01.07.2004 tarihli sözleşme olduğunu, kira paralarının davacının banka hesabına bu sözleşmeye uygun olarak yatırıldığını, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeden söz konusu paraları bankadan çektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair
kararı Dairemizin 11.06.2013 gün ve 2013/7624 esas ve 2013/10261 karar sayılı kararı ile davalının satın alma tarihine kadar olan süreçte, önceki malike yaptığı ödemelerin davacının icra takibinde dayandığı 17.06.2004 tanzim tarihli sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından kira bedellerinin düşük bedelli ikinci sözleşmeye göre istenmesi gerektiğine ilişkin davalının savunması T.M.K.'nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağından, mahkemece uyuşmazlığın 17.06.2004 tarihli sözleşme hükümleri ve bu sözleşmedeki bedel esas alınarak uyuşmazlığın çözülmesine işaretle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece yazılı kira sözleşmesi gereğince davalı kiracının takip konusu edilen döneme ilişkin ödenmeyen kira borcunun olup olmadığının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak, davalı kiracının asıl dosyada 7.786,00 TL kira borcunun bulunduğunun saptanması üzerine bu miktar asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davacı kiraya veren17/06/2004 başlangıç tarihli 10 yıl süreli aylık kira bedeli 350 TL olan kira sözleşmesine dayanarak Söğüt İcra Müdürlüğü'nün 2012/128 sayılı dosyasında 14/03/2012 tarihinde davalı kiracı aleyhine başlattığı icra takibinde, 2010 yılı Haziran ayından itibaren eksik ödenen kira bedelleri toplamı 7.980 TL asıl alacağın tahsilini talep etmiştir. 21/03/2012 tarihinde davalıya 13 Örnek ödeme emri tebliğ edilen davalı 17/04/2012 tarihinde icra dosyasına 9.310,30 TL ödeme yapmıştır. Davalı kiracı ödeme emri ile kendisine tanınan yasal süre içinde icra takibi konusu edilen dönem kira parasının tamamını ödediğine göre temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Bu durumda mahkemece asıl davadaki tahliye talebinin reddine karar vermesi gerekirken, tahliye kararı vermesi doğru değildir.
3-Davalı kiracı vekilinin birleşen davada alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı tarafından Söğüt Noterliğinde düzenlenen 16/05/2012 tarih ve 1843 Y nolu ihtarname ile takipten sonraki dönem olan Mart ayı kira bedeli olarak 120,00 TL Nisan Ayı kira bedelinin 133 TL ödenerek eksik ödendiği, aylık kira bedeliniz 01.Temmuz 2010- 01 Temmuz 2011 tarihleri arası 550 TL, 01 Temmuz 2011 01.Temmuz 2012 arası 605 TL olduğu 2012 yılı Mart Ayından eksik kalan 485 TL, Nisan ayından eksik ödenen olmak üzere 472 TL, 2010 yılı Temmuz ayından ( Temmuz ayı dahil) 2012 yılı Şubat ayına kadar ( Şubat ayı dahil) eksik ödenen 2292 TL nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmesini aksi halde tahliye davası açılacağını ihtar ettiği, ihtarnamenin davalıya 21/05/2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bozmadan sonra birleşen dosyadaki talebe ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Bozmadan önce yapılan yargılama sırasında birleşen dosyaya ilişkin alınan bilirkişi raporunda davacının davaya dayanak ihtarname ile davacının toplam 2.007,30 TL talep edebileceği, ihtarnamede verilen 30 günlük süre içerisinde söz konusu kira farkıyatırılmadığından davalının temerrüde düştüğü belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda davalının 2.007,30 TL borcu bulunduğu açıklandığı halde mahkemece davanın 2.159,00 TL üzerinden kabul edilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı kiraya veren vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi