MAHKEMESİ : Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2013/666-2014/376
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi, üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 06/03/2013 tarihinde ..... ada .. parsel ... Blok 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerde bulunan 25 ve 27 nolu konut niteliğindeki taşınmazları satın aldığını, her iki taşınmazın salon ara duvarlarının açılarak tek konut halinde davalı tarafından kullanıldığını satın aldıktan sonra taşınmazları eski haline getirdiğini, davalının 25 nolu taşınmazla ilgili olarak tahliye taahhütnamesi verdiğini, 27 nolu taşınmazı da tahliye edeceğine dair söz verdiğini, 25 nolu bağımsız bölümle ilgili tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibinde bu taşınmazın tahliye edildiğini, davalının aylık 500 TL den 2013 yılı Mart ila Temmuz ayları arasındaki 2500 TL kira alacağını ihtarnameye rağmen verilen sürede ödemediğini belirterek davalının 27 nolu taşınmazdan temerrüt nedeni ile tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, davacı ile arasında yazılı veya sözlü kira ilişkisi bulunmadığını, taşınmazda oturmadığını, daha öncesinde annesinin taşınmaza malik olduğunu ancak onun da çoktan tahliye ettiğini, dava dilekçesinde bahsedilen tahliye taahhüdünün annesinin bu dairede kalan birkaç parça eşyasına yönelik olduğunu, annesine ait eşyaları da 2013 yılı Haziran ayında boşalttıklarını, belirtilen icra dosyasından bilgisinin olmadığını icra kanalı ile tahliye edilmediğini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmadığı 27 nolu taşınmazın tahliyesinin istendiği, icra dosyasında taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının sabit olduğu tebligatların bu adrese yapıldığı davalının ihtarnameye rağmen kira bedellerini ödemediği belirtilerek davanın kabulüne temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak bir akdin varlığının kanıtlama yükü TMK.nun 6.maddesi uyarınca bunu iddia eden tarafa aittir. Akdin varlığını kanıtlama yükü altında olan taraf bu iddiasını 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187 ve devamı maddelerine göre kanıtlamak zorundadır.
Olayımızda; Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, davalının aylık 500 TL bedelle kiracı olduğunu iddia etmiş, davalı ise taraflar arasında ne yazılı ne de sözlü kira ilişkisinin bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını davacının kanıtlaması gerekir. HMK.nun 200. maddesine göre davacının kiracılık ilişkisinin tanıkla kanıtlama olanağı bulunmadığından yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafından kira ilişkisine delil olarak 25 nolu taşınmazın tahliyesine ilişkin icra takip dosyası gösterilmiştir. Dosya arasında bulunan Kuşadası 1.İcra Müdürlüğünün 2013/3367 sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından başlatılan icra takibinde tahliye taahhüde dayalı olarak 25 nolu adresteki taşınmazın tahliyesinin istendiği, tahliye emrinin davalıya Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi uyarınca tebliğ edilerek icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve icra müdürlüğünce 25 nolu taşınmazın 12/05/2013 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. İcra dosyası içerisinde bulunan tahliye taahhütnamesinde davalının halen oturmakta olduğu 25 nolu konutun davacıya satıldığı ve 15/06/2013 tarihinde tahliye edileceğinin belirtildiği görülmüştür. Bu icra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhütnamesinde kira ilişkisinin kabul edildiğine veya davalının kiracı olduğuna dair bir beyanı bulunmayıp taşınmazın davacıya satılması nedeni ile taşınmazın tahliye edileceğinden bahsedilmiştir. İcra dosyası içeriğindeki diğer belgelerde de davalının kira ilişkisini kabul ettiğine dair bir ifadeye de rastlanmamıştır. Bu durumda davacı tarafından sunulan delillerle kira ilişkisi kanıtlanamadığında göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taşınmazın tahliyesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy