MAHKEMESİ : Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2013/1163-2014/72
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının, D. Apartmanı yöneticiliği ile akdetmiş bulundukları 15.09.1999 tarihli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, bu kira ilişkisinin baz istasyonu kurmak amacı ile yapıldığını, yönetim değişikliğinden sonra alınan yeni kararla apartman sakinlerinin sağlığı açısından önemli zararlar ortaya çıkardığını, Mamak Belediye Başkanlığı tarafından yapılan tespitlerde baz istasyonunun kullanımı için yapılmış bulunan trafonun imar mevzuatına aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiği aksi takdirde ceza verileceğinin bildirildiğini, kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve akdin feshedileceğinin davalıya 30.07.2013 tarihinde keşide edilen noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, buna rağmen halen tahliyenin gerçekleşmediğini belirterek akdin feshine ve taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin süresinin 5 yıl olduğunu, 5 yılın bitiminde tarafların fesih yönünden herhangi bir iradesi olmaması sonucunda kira sözleşmesinin aynı şart ve süre ile uzadığını, tarafların sözleşmenin süresinin bitiminden 1 ay önce fesih yönünde bir iradesi olmadığı için 15.09.2014 tarihine kadar kira sözleşmesinin uzatıldığını. Mamak Belediye Başkanlığınca dava konusu baz istasyonunun kullanımı için yapılmış trafonun imar mevzuatına aykırılık sebebiyle kaldırılması gerektiği yönünde davalı şirkete bir bildirimde bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmenin yenileneceği 15.09.2013 tarihinden 1 ay önce davacı tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceği ve feshine dair ihtarname tebliğ edilerek sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanun'unun 329.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya fesih bildiriminin tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Fesih dönemlerinin hesabında kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır. Sözleşmede veya Kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Konut ve çatılı işyeri kiraları dışındaki diğer kira ilişkilerinde kiralananın tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.09.1999 başlangıç tarihli olup sözleşmenin 4.maddesinde “sözleşme süresinin beş yıl olduğu, sürenin hitamından bir ay önce taraflardan herhangi birinin akdi fesh ettiğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla aynı süre için uzatılmış olacağı” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmenin 4.maddesi ile kira sözleşmesi 5 yıl daha uzamış olup 15.09.2009 tarihinde sona ermiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 327.maddesi gereğince bu sürenin sonunda sözleşme belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüşmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 328.maddesi gereğince belirsiz süreli kira sözleşmelerinde taraflardan her biri daha uzun bir bildirim süresi veya başka bir fesih dönemi kararlaştırmamışsa yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine dayanarak sözleşmeyi feshedebilir.
Olayımıza gelince, 30.07.2013 keşide tarihli fesih bildirimine dayalı olarak 09.10.2013 tarihinde dava açılmıştır. Ne var ki sözleşmenin kurulduğu tarihe nazaran 09.10.2013 tarihinde dava açılabilmesi için ikinci altı aylık dönem olan (15.03.2013-15.09.2013) dönemi için feshi ihbarın üç ay önceden yani 15.03.2013-15.06.2013 tarihleri arasında çekilmiş olması gerekir. Oysa ki davacı tarafından davalıya gönderilen feshi ihbar bildirimi davalıya 12.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup feshi ihbar bildirimi yukarıda anlatıldığı gibi ikinci altı aylık dönemin üç ay öncesine rastlamadığından açılan dava süresinde değildir. Söz konusu ihbara dayalı olarak açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy