MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/06/2014
NUMARASI : 2014/238-2014/363
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, haciz ve tahliye istekli icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine borçlunun vaki itirazı üzerine mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilmesinden sonra kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın altı aylık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar vekili 08.03.2013 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.650-TL den ödenmeyen Aralık 2012 ile Mart 2013 arası aylara ilişkin toplam 5.900-TL asıl kira alacağının işlemiş faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Borçluların yasal sürede borca kısmi itirazda bulunmaları üzerine icra müdürlüğünce takibin itiraz edilen kısmı yönünden durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili 24.04.2014 tarihinde açtığı dava dilekçesinde; aynı takip dosyasına ilişkin daha önce itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle dava açtığını, Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/80 Esas, 2013/416 Karar sayılı ilamı ile itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verildiğini, kararın temyiz sonrası bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak tahliye yönünden ret kararı verildiğini, kararın ise 21.04.2014 tarihinde kesinleştiğini belirterek iş bu dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Alacaklı kiralayan, borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesinden "tahliye" istemeden, yalnız "itirazın kaldırılmasını" isteyebilir. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ilişkin kararından sonra alacaklı kiralayan buna dayanarak kararın kesinleşmesinden itibaren icra mahkemesinden borçlu kiracı hakkında tahliye davası açabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Ancak bu gibi hallerde tahliye davasının hangi tarihten başlayarak ne kadar sürede açılması gerektiği hususu önem kazanmaktadır. Şayet itirazın kaldırılması davası devam etmekte ise tahliye davası yargılama devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Eğer itirazın kaldırılması kararı kesinleşmiş ise bu takdirde tahliye davası itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Zira İİK.nun 269/a maddesinde "takibin kesinleşmesi halinde tahliye davasının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde açılması gerektiği" öngörülmüştür. Yasa koyucunun amacının 269/a maddesinde olduğu gibi tahliye davası için süre bakımından bir sınırlama getirmek olduğuna göre bu madde de öngörülen sürenin itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesini müteakip açılacak tahliye davalarında da uygulanması gerekir.
Mahkemece yazılı şekilde 6 aylık sürenin başlangıcının itirazın kaldırılması davasının açılış tarihi olarak kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.na 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy