MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2014/352-2014/436
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 269/a maddesi gereğince, kesinleşen takip sonucu temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 11.04.2014 gününde başlatmış olduğu icra takibi ile ödenmediği iddia olunan 2013 yılı Aralık ay kira parası olarak 1.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, davalıya ödeme emrinin tebliğine rağmen davalı tarafından icra takibine itiraz edilmemiş, davacı kesinleşen icra takibine dayalı olarak icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalıya duruşma günü ekli tebligatın yapılmasına rağmen davalı ya da vekili gelmediğinden yargılama davalının yokluğunda bitirilmiştir. Ancak davalı vekili olarak dosyaya cevap dilekçesi verip, takibe konu aylık kiranın 05.01.2014 tarihinde ödendiği savunması yapılan ve banka ödeme dekont örnekleri ekli yazılı savunma dilekçesinin 15.07.2014 tarihinde saat 10:00'da önbüro tarafından Uyap Bilişim Sistemine kayıt edildiği, ancak bu cevap dilekçesi ile vekaletnamenin önbüro tarafından ertesi gün mahkemeye teslim için getirildiği ve mahalli mahkemece duruşmanın yapıldığı 16.07.2014 günü saat 12.09,17'den sonra saat 12:37'de Uyap sisteminden dosyasına atıldığı, dosyada mevcut tutanak içeriklerinden anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalı vekilinin duruşma gününden bir gün öncesi hazırlanmış olan savunma dilekçesi doğrultusunda sunmuş olduğu deliller mahkemece değerlendirilmemiş, ödeme savunmasına davacı alacaklının beyanları tespit edilmeden mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme davalı tarafın savunmasında geçen ödeme belgeleri üzerinde durularak davacı tarafın itirazları saptandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kabule göre de, hükümde tahliyesine karar verilen kiralananın adresinin infazda tereddüt oluşturacak şekilde yanlış yazılması da doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy