MAHKEMESİ: ...Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve su bedelinin tahsili için yapılan takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin tüm kira bedellerini ödediğini, kira borcu olmamasına rağmen davalının takip başlattığını, takibin kesinleştiğini belirterek takip dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davada ve icra takibinde dayanılan 01.11.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiralayan 20.04.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, Mart, Nisan 2012 ayları ile muacceliyet şartı gereğince Mayıs-Ekim 2012 ayları kira alacağı ile su bedelinin tahsilini talep etmiştir. Hükme asas alınan bilirkişi raporunda, yapılan ödemelerin mahsubundan sonra bakiye dosya borcunun 2.023,67 TL olduğu, davacının Mart ve Nisan 2013 aylarından ise 760 TL kira borcu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, davacının takibe konu kira bedellerini takip tarihi itibari ile ödememiş olduğu ancak icra takibinden sonra bir kısmının ödendiği, halen 2.783,67 TL borcunun kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafça yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu takip dosyasına göre çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle davacının, takip dosyasındaki taleple sınırlı olarak borçlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ayrıca, takip konusu su bedeline ilişkin olarak davalı tarafından söz konusu bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Kiraya veren söz konusu alacağı ancak ödedikten sonra rücuen tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece, takip konusu su bedelinin rücuen tahsilinin istenip istenemeyeceği üzerinde de durularak davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı miktar belirlenerek bu tutar üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.