MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2014
NUMARASI : 2014/455-2014/726
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 01.09.2001 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı ve diğer borçlu hakkında 19.03.2014 tarihinde başlattığı icra takibinde, 2013 yılının Aralık ile 2014 yılı Mart ayları arası toplam 5.800 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlulardan E.. T.. takibe itiraz etmemiş, diğer kiracı borçlu Ç.. M.. D.. süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; taşınmazı tahliye ettiğini, alacaklının buna muvafakatı olduğunu, kira paralarının diğer kiracı tarafından ödendiğini bildirmiştir. Davacı alacaklı, kiracı borçlulardan E.. T.. aleyhine dava açarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece icra takibine itiraz etmeyen davalı aleyhine itirazın kaldırılması istenemeyeceğinden ve sözleşme ile iki kiracı bulunduğundan yalnızca E.. T.. aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, temyiz eden davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin tahliye istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Her ne kadar davacı kiraya veren tarafından iki borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, kiracı Ç.. M..D.. itiraz dilekçesinde davaya konu taşınmazı tahliye ettiğini bildirmiştir. Davacı kiraya veren de dava dışı kiracı Çağan Mehmet Dayanır’ ın taşınmazı tahliye ettiğini kabul etmiş ve davalı E.. aleyhine dava açmış olmakla, icra takibine itiraz etmeyen E.. T.. hakkında tahliye istemesinde usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece davalının ödeme savunması üzerinde durularak işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy