MAHKEMESİ: Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/06/2013
NUMARASI: 2012/1226-2013/591
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar ve davalı T.. N.. (Ayten Yıldırım) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili özetle, davacıların miras bırakanları ile davalı arasında düzenlenen 01/03/1996 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile dükkan nitelikli taşınmazda davalının kiracı olarak bulunduğunu belirterek yıllık 12.000 TL olarak ödenen kira bedelinin 01.03.2013 tarihinden itibaren başlayacak dönemde yıllık 40.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istenen kiranın yüksek bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 01.03.2013 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık kira bedelinin 18.000 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
1- Tarafların kira bedeline ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı tarafca emsal kira sözleşmesi ibraz edilmemiş, davalı tarafından ibraz edilen kira sözleşmeleri de bilirkişilerce emsal olarak kabul edilmemiştir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, kiralananın niteliklerine göre üç kişilik (inşaat-mimar, mülk bilirkişileri) bilirkişiler kurulu oluşturularak bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, res'en de emsal araştırılmalı, bilirkişilerce gerekli ölçüm ve inceleme yapılıp böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi (boş olarak) halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir. Bunun için, dava konusu yerin serbest koşullarda yeniden boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası bilirkişilerce
usulünce saptanmalı,bilirkişi raporu mahkemece somut gerekçeler ışığında res’en değerlendirilmeli, buna göre hak ve nesafete uygun kira parası hakim tarafından saptanmalıdır. Bilirkişilerce bu belirleme yapılırken benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenmeli (re'sen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) dava konusu yerle ayrı ayrı karşılaştırılarak kira parasına etki eden hususlar üzerinde durulmalıdır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu yukarıda anılan içtihada ve yerleşik Yargıtay uygulamaları çerçevesinde hüküm kurmaya yeterli olmayıp soyut gerekçeler içermektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle rapor alınmalı ve sonucuna göre kira bedelinin brüt olarak tespitine karar verilmelidir.
2-Davalı vekilinin, yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9.maddesine göre kira tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilir. Yıllık kira bedelinin brüt olarak tespitine karar verilerek davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedelinin bu miktardan çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.