MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2013/108-2013/576
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda kiracı olarak bulunan davalıya 15.10.2012 tarihli ihtarla kira bedellerinin ödenmesinin ihtar edilmesine rağmen kira bedellerini ödemediğinden davalı kiracı ve kefil hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/331 E.sayılı dosyası ile haciz ve tahliye istemli icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalılar vekili ise davacı ile aralarında kira sözleşmesi yapılmadığını, sözleşmenin oğlu Tuncay Doğan ile yapıldığını ve kiranın da kiraya verene ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyetine tabi ise, tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; Davacı, mülkiyet hakkına dayanarak davalı kiracı ve kefil hakkında alacağın tahsiline ilişkin haciz ve tahliye istemli başlattığı icra takibinde aylık 800,00 TL 'den ödenmemiş toplam 3.300,00 TL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Dosyaya sunulan tapu kaydı ve ödeme belgelerinden davacının taşınmazın tam hisse ile maliki olduğu ve ihtar tebliğinden sonra kira bedellerinin davalı kiracı tarafından davacı hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının malik sıfatıyla takip yapmasında ve dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy