MAHKEMESİ : İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2013/116-2013/888
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin feshi ve tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira sözleşmesinin feshi,kira bedelinin iadesi,kiralananda yapılan imalat bedeli,yoksun kalınan kârın tazmini,kira bedeli karşılığı verilen senetlerin iadesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde,dava konusu taşınmazın içkili restaurant olarak kullanılmak üzere kiralandığını, tamir ve tadilat işleri tamamlandıktan sonra davacının işyeri açma ve işletme ruhsatı almak için Beyoğlu Belediye Başkanlığına başvurduğunu, olumlu rapor alınmasına rağmen mecurun bulunduğu ana yapıda davalılarca daha önceden ruhsatsız-kaçak kat inşa edilmiş olduğundan mecur için işyeri açma ve işletme ruhsatı verilmediğini, davalıların bu gelişmeden şifahen haberdar edilmelerine rağmen söz konusu eksikliği gidermediklerini, işyeri açma ve işletme ruhsatının almasını engellediklerini, işyeri açma ruhsatını alınamayacağını bile bile davacının söz konusu dükkanı kiralamasının sağlan dığını, davacının iradesi fesada uğratılmış olduğundan taraflar arasındaki kira sözleşmesini haklı nedenle feshettiklerini,kira sözleşmesi nedeni ile davalılara yıllık kira bedeli 42.000,00 TL'nin peşin ödendiğini, yeni dönem kira ödemesi yerine ödeme aracı olarak 3.150,00 TL'lik 11 adet bononun davacının kefaleti ile verildiğini belirterek mecura yapılan tamir ve tadilat bedelinden şimdilik 500,00 TL'nin, peşin ödenen 42.000,00 TL kira bedelinden şimdilik 500,00 TL'nin, bir yılı aşkın süredir personel gideri dahil elektrik, su vs işletme gideri ödemiş olduğundan 500,00 TL zararın , sözleşmeye güvenerek kira parası, tadilat, tamirat ve diğer harcamaları yapmayıp bankada vadeli mevduatta değerlendirmiş olsaydı elde edeceği faiz geliri kaybından şimdilik 500,00 TL'nin,gelir kaybına uğramış olması nedeni ile şimdilik 500,00 TL'nin,manevi zarar karşılığı 20.000,00 TL'nin faizi ile beraber tazminine, 11 adet bononun istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davacının binanın konumunu bilerek işyerini kiraladığını, ruhsat müracaatında bulunmadan işyerini çalışır hale getirdiğini ve çalışmaya başladığını,yapılan imalatların davalılara ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kiralayanların kiralanan yerin ruhsatının alınmasına ilişkin veya bu yerde içkili restaurant işletilmesine imkan sağlayacaklarına dair bir borcunun bulunmadığı, kiracı davacının bizzat araştırıp ona göre kira akdini yapması gerekirken bundan imtina edip kira akdinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra ruhsat alamadığından bahisle sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir nedene dayandığının kabul edilemeyeceği,kambiyo senedi mahiyetindeki senetlerin illetten mücerret olduğu, senede karşı her türlü savunmanın senetle ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın ispat yükü kendilerinde olmasına rağmen bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kiralananda yapılan faydalı imalat bedeli yönünden temyiz itirazlarına gelince;Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle TBK.nun 530. maddesi (BK. 414.m) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın tahliyesi sonunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir.
Somut olayda;Taraflar arasında 01.05.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaza ait anahtarların yargılama devam ederken 05.01.2012 tarihli tutanak ile teslim edildiği tarafların kabulündedir. Bu durumda davacı kiracı kiralanana yaptığı faydalı imalatları talep edebilir. Mahkemece bu husus üzerinde durularak faydalı imalat bedeli yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile faydalı imalat bedeli talebinin de reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy