MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/10/2013
NUMARASI: 2012/896-2013/717
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davaya konu taşınmazın kira bedelinin 1.1.2012 tarihinden itibaren aylık brüt 31.875 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve kira bedelinin hak ve nesafet kurallarına göre belirlendiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01.01.2001 başlangıç tarihli 10 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinde belirtilen aylık kira bedelinin 7.000 USD olduğunu, 2007 yılının haziran ayından itibaren 20.000 TL kira bedelinin davalı tarafından davacı müvekkile ödendiğini ancak kiranın emsal aylık rayicinin yaklaşık olarak 45.000 TL olduğunu belirterek 01.01.2012 – 01.01.2013 kira dönemine ilişkin aylık kira bedelinin 45.000 TL olarak tespitini istemiş, daha sonra davasını ıslah ederek kira bedelinin 1.1.2013 – 1.1.2014 dönemi için 45.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 1.1.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kira bedelinin brüt 31.875 TL olarak tespitine karar verilmiştir. HMK.nun 26.maddesi uyarınca, taleple bağlılık ilkesi gereği hakim tarafların talebi ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. O nedenle, davacının talebinin 1.1.2013 – 1.1.2014 dönemi için kira bedelinin tespiti olduğu da nazara alınarak talep aşılmaksızın yukarıda belirtilen usul ve esaslar dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazın, aylık kirasının net 20.000 TL (brüt 25.000 TL) ödendiğini belirterek aylık kira bedelinin net 45.000 TL (brüt 56.250 TL) olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili de cevap dilekçesinde, son ödenen kira bedelinin net aylık 20.000,00 TL (brüt 25.000 TL) olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece aylık kira bedelinin brüt 31.875,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Bu durumda taşınmazın tespit edilen yıllık brüt kira bedeli 382.500 TL olup, bu miktardan, bir önceki dönem brüt kira bedeli olan yıllık 300.000 TL çıkartılıp davacı yararına, yine toplam istenen yıllık brüt kira miktarı olan 675.000 TL'den de tespit edilen yıllık brüt kira miktarı olan 382.500 TL çıkartılıp, kalan miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti hesap edilip, hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, davacı yararına fazla, davalı yararına ise eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy