MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/04/2013
NUMARASI: 2012/1529-2013/492
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklılar tarafından, davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklılar icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalı kefil H.. T.. hakkındaki davanın reddine, davalı kiracı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı kiracı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin davalı kefil hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 21.2.2011 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesini davalı H.. T.. kefil sıfatıyla imzalamış olup, davacılar anılan sözleşmeye dayanarak 28.11.2011 tarihinde davalılar hakkında başlatmış oldukları icra takibinde 2011 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait 33.000.- TL kira alacağı ve işlemiş faiz bedeli 360.-TL olmak üzere toplam 33.360.- TL'nın tahsilini istemiştir. TTK.nun 7. maddesine göre, taraflardan biri veya hepsi için ticari olan bir borca kefalet halinde gerek asıl borçlu ile kefil ve gerekse kefiller kendi aralarında aksi kararlaştırılmış olmadıkça müteselsilen sorumlu sayılırlar. Davalı şirket için ticari iş niteliğinde olan kira sözleşmesini imzalayan kefil H.. T.. TTK.nun 7. maddesi gereğince sözleşme süresi içinde kalan takibe konu borçtan müteselsilen sorumludur. Bu durumda mahkemece kefil H.. T.. hakkındaki davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı kefil yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.