MAHKEMESİ : İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2012/505-2013/865
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece kira sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin işyeri niteliğindeki taşınmazda 1/2 payla malik olduğunu, halen ödenen kira bedelinin çok düşük kaldığını belirterek aylık kira bedelinin, dava tarihinden itibaren 25.000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu kira sözleşmesinde taşınmazın ½ paydaşı olan davacının yanında, kiraya veren ve ½ paydaş F.. E..’in de olduğu, dolayısıyla paydaşların birlikte dava açması zorunlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kira bedelinin tespiti davasını, kira sözleşmesini yapan taraflar açabileceği gibi, o taşınmazın maliki veya paydaşlarından her biri de açabilir. Kiralanan, iştirak halinde mülkiyete konu ise, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya katılmaları yahut izin belgesi vermeleri ya da miras şirketine mümessil tayini ile mümkündür. Kiralanan müşterek mülkiyete tabi ise, her paydaş kendi payı oranında kira parasının tespitini isteyebilir.
Olayımıza gelince; Dava konusu kira sözleşmesi 01.08.2008 başlangıç tarihli olup 4 yıl sürelidir. Sözleşmede davacı ve dava dışı F.. E..’in kiraya veren, davalı limitet şirketin kiracı olup, taşınmaz aylık 5.000 TL kira bedeli ile kiralanmıştır. Dosya arasında bulunan tapu kaydına göre, davacının taşınmazda 1/2 payı bulunmaktadır. Paylı mülkiyete tabi taşınmazda pay sahibi olan davacının kendi payı oranında kira parasının tespitini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy