MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2011/24-2013/320
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dosyalarda dava, kira parasının tahsiline yönelik olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, her üç dava yönünden istemin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, asıl davada ve birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/195 esas sayılı ve yine birleşen aynı mahkemenin 2012/94 esas sayılı davalarında, 11.12.2009, 01.11.2010 ve 11.03.2011 tarihli üç ayrı sözleşme ile davalıya muhtelif sayıda araç kiralandığını ancak 2011 yılı Mart, Nisan ve Temmuz ayları hak edişlerinin vadesinde ödenmediğini bu nedenle davalı hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz edip, takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını istemiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 166. maddesinde '' Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar düzenlemesi bulunmakta aynı yasanın 4. maddesinde ise '' Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler '' hükmü bulunmaktadır. Temyize konu asıl dava 25.05.2011 tarihinde, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/94 esasına kayıtlı dava 21.02.2012, yine aynı mahkemenin birleşen 2012/195 esasına kayıtlı dava ise 24.04.2012 tarihinde açılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere HMK'nın 4. maddesinde
Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yasanın 1. maddesinde '' Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir '' hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle göreve ilişkin kurallar yargılamanın her aşamasında istek üzerine veya resen dikkate alınır. Yine aynı yasanın 166. maddesinde birleştirme kararı verilebilmesi için açılan davaların aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olması şart koşulmuştur. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek birleşen her iki dosyanın tefrik edilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy