MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2013/58-2013/435
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. F.. E.. ve davalı vekili Av. Z.. S.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya verenin kusurlu hareketlerinden dolayı uğranılan zararların tazminine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkil şirketin davalı ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş. arasında düzenlenen 16.01.2002 tarihli kira sözleşmesi uyarınca 16.01.2002-31.07.2004 tarihleri arasında kiracı olduğunu, müvekkilinin büyük harcamalar yaparak dükkanı faaliyete geçirdikten bir ay sonra alışveriş merkezinde davalının tadilata başladığını, esaslı tadilatın amacının ilave bir kat çıkılması, tavanın komple sökülerek yerine cam tavan yapılması şeklinde olduğunu, bu tadilat boyunca müvekkilin bulunduğu kattaki sinamaların ve yürüyen merdivenlerin tadilata alınarak kapatıldığını, bu nedenle bu kata çıkan müşteri kalmadığını, yeni kat yapıldıktan sonrada sinema salonlarının yeni kata çıkarıldığını, davalının bu tadilatı bilmesine rağmen kiralama esnasında bunu gizlediğini, müvekkilinin ciro ve kar kaybına sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilin uğradığı 256.146.45 TL'den şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan ihtar tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise davacı tarafın aynı sebebe dayalı olarak açılan Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/410 Esas sayılı davanın reddedilip onanarak kesinleştiğini, aynı nedene dayalı olarak dava açılamayacağını, zararının şirketin kusurundan olmayıp kendi müşterilerini memnun edecek arz yapmamasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 16.01.2002 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı şirket büyük tadilatlar yaparak kiralananın faaliyete geçmesinden bir ay sonra alış veriş merkezinde esaslı tadilat yapılması ve tadilat süresince müşterilerinin %70 azaldığını, davalı kiraya verenin sözleşmeye aykırı davrandığını bu nedenle kira sözleşmesinin başlangıcından tahliye ettiği 31.07.2004 tarihine kadar yapılan tadilattan dolayı mağdur olduğundan bahisle kira indirimi
ve kar mahrumiyeti olarak ayrı ayrı 20.000 TL ile 5.000 TL manevi tazminatın tazmini için 24.11.2004 tarihinde Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/411 esassında dava açmış bu dava Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/410 esas sayılı dosyası ile birleştirilerek bu dosya üzerinden yürütülmüştür. Bu dosyanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece “tahliye tarihine kadar davacının davalıya tadilattan dolayı mağdur olduğuna ilişkin bir ihtarname gönderilmediği, kira indirimi talebinde bulunmadığı,akdin feshi yoluna gitmediğinden” asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş bu karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 25.02.2010 gün ve 2009/7598-1898 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanmış,onama kararı davalıya 10.05.2010, davacıya ise 03.05.2010 tarihinde tebliğ edilerek karar kesinleşmiştir. Davanın 23.12.2008 tarihinde reddedilmesi üzerine davacı bu kez 24.10.2008 tarihli dilekçe ile aynı nedene dayalı olarak yapılan tadilat nedeniyle uğramış olduğu kar kaybının tazminini istemiştir. Her iki davanın sebebi kiralananda yapılan tadilat nedeniyle uğranılan kar kaybına ilişkin olup taraf ve sebepleri aynıdır. İlk olarak açılıp reddedilen ve kesinleşen karar sonradan açılan dava için kesin hüküm oluşturur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy