MAHKEMESİ : Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/1115-2013/1457
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde:davalının 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi aylık 375 TL bedelle kiracı bulunduğunu,kiraların sözleşmeye göre her ayın 5'inde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının bir kira dönemi içinde iki kez haklı ihtara sebebiyet verdiğini belirterek kiralananın iki haklı ihtar nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamışlardır.
Hükme esas alınan 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kiranın 340 TL ve her yıl %10 oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin 19 maddesinde ” bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kespeder.gelecek kiraların tahsiline gidilir” hükmüne yer verilmiş isede;
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin ondokuz'uncu maddesinde bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kespeder. Gelecek kiraların tahsiline gidilir koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olmama başlıklı 1 maddesinde; TBK yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlerde, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemlerin hangi kanun yürürlülükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.Ancak TBK’nun yürürlülüğü girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt,sona erme ve tasfiye TBK hükümlerine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde iki haklı ihtara konu dönem 01.10.2012-01.10.2013 Dönemi olup dava 03.10.2013 tarihinde açılmıştır. Davaya konu ihtarlar TBK yürürlüğe girdikten sonra keşide edildiğinden uyulmazlığın TBK hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.Sözleşmedeki mucceliyet şartı TBK 346 maddesine göre geçersiz hale gelmiştir.Bu nedenle 08.04.2013 tarihli ihtarla ödenmeyen 2013 Mart ve Nisan ayı kira bedeli istenmiş ihtar davalıya 18.04.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ihtara konu kira bedeli tebliğden bir gün sonra 19.04.2013 Cuma günü ödendiğinden bu ihtar haklıdır.Davacı 26.08.2013 tarihli ihtarla ödenmeyen Ağustos ay kirasını istemiş ihtar davalıya 28.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.Bu ihtara konu Ağustos ayı kirası tebliğden sonra 03.09.2013 tarihinde Salı günü ödendiğinden bu ihtarda haklıdır.Davada 03.10.2013 tarihinde süresinde açıldığına göre iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy