MAHKEMESİ : Bolu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2013/291-2013/613
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kaldırılması talebinin, dava açıldıktan sonra takibe konu olan borcun ödenmiş olması nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklının 07.01.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile ödenmediği iddia olunan 2012 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylar kira paraları toplam 1.950,00.- TL'nın davalılardan tahsilini istemiştir. Yazılı kira sözleşmesini, davalı şirket kiracı, davalı M.. D.. ise kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Davalılar süresinde icra takibine itiraz etmişler ve borcun bulunmadığını savunmuşlardır.
Dosya içerisinde mevcut banka ödeme dekontlarında, icra takibi başlandıktan ve dava açıldıktan sonra bir kısım ödemelerin banka kanalı ile haricen ödendiği görülmektedir. İcra takibinden sonra yapılan bu ödemelerin takibe konu aylar kiralarına ilişkin ödemeler olduğunun tespiti halinde, bu ödemelerin icra müdürlüğünce takibe konu borç tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir. Yine, icra takibine vaki itirazın talep üzerine mahkemece kaldırılmasına karar verilmeden, kiralananın tahliyesine de karar verilemeyeceği Yasa hükmüdür.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi aylara ve icra dosyalarına ilişkin olduğu taraflardan sorularak, neticesine göre geçerli ödemelerin miktar olarak tespiti gerekir. Bu durumda mahkemece tespit edilen ödemenin icra müdürlüğünce göz önüne alınması kaydıyla itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Davalı M.. D.. sözleşmeyi ortak zincirleme kefil sıfatıyla imzalamış olduğundan, sözleşme süresi içersindeki kira borçlarından sorumlu tutulmalıdır. Dayanak sözleşmenin bir yıl süreli olduğu takipde de yazılı ise de, dosyadaki mevcut sözleşme örneklerinin ön yüzü mevcut olmadığından, sözleşmenin bir yıllık yapılması durumunda, takibe konu kira borçları olan 2012 yılı Ekim, kasım, Aralık ayları, ikinci dönem kira yılına ait bulunduğundan, birinci dönem sonunda sorumluluğu biten kefilin sorumluluğu bu aylar için bulunmamaktadır. Bu durumda davalı borçlu kefil yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy