MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı vekili icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne ve davalının tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, temyiz eden davalı ... Yılmaz'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Kira sözleşmelerinde, kefilin sorumluluğu kural olarak kira süresi ile sınırlıdır. Kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Başka bir ifade ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim, bu yönleri resen dikkate almakla yükümlüdür.
Olayımıza gelince ;takibe konu kira akdi 15.06.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, temyiz eden davalı ... kira sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamış,kira sözleşmesinin hususi şartlar 16. maddesinde “kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaleti devam eder” düzenlemesi kabul edilmiştir. Taraflarca, kefilin azami sorumlu olacağı süre kira sözleşmesinde açıkça belirlenmemiştir. Bu nedenle kefilin uzayan dönemde de kefaletinin devam edeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersiz olup, kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıllık kira süresi ile sınırlıdır. Takibe konu kira borcu uzayan döneme ilişkin olduğundan, davalı ... hakkındaki itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeniyle tahliyesi talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Kabule göre de kefil hakkında tahliye kararı verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalı ... Yılmaz yönünden kararın ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın davalı ... yönünden BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy