MAHKEMESİ : İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/170-2013/802
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından müvekkili hakkında 2009 yılı Kasım, Aralık, 2010 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarına ilişkin kira bedelinin tahsili için takip başlatıldığını, takip konusu 47.500 TL asıl alacağın 21.000 TL kısmının kabul edilerek ödendiğini, 26.600 TL ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazın kaldırılması için açtığı davanın kabul edildiğini, müvekkilin tüm kira borcunu ödediğini, kira ödemelerinin cari hesap şeklinde devam ettiğini belirterek ödeme belgeleri ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda müvekkilin borcunun olmadığının ortaya çıkacağını belirterek 26.600 TL ve ferileri borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davalı kiralayan, 01.09.2007 başlangıç tarihli, iki yıl süreli kira sözleşmelerine dayanarak, davacı kiracı hakkında Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010 / 22782 sayılı dosyasında başlattığı icra takibi ile 47.500 TL asıl alacak, 1.692,62 TL işlemiş faiz olmak üzere 49.192,62 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafından takip konusu, 26.600 TL kira borcu yönünden borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davasında, mahkemece, uyuşmazlığa ilişkin olarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde, serbest muhasebeci mali müşavir, davacı tarafın ticari defterlerini incelemek suretiyle bilirkişi raporunu düzenlemiştir. Bilirkişinin yapmış olduğu inceleme, tek yanlı ve sadece davacının defterlerine dayalıdır. Bu itibarla uyuşmazlığa ilişkin her iki tarafın ticari defterleri, faturalar ve ödeme belgeleri üzerinde takip ve denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy