MAHKEMESİ : Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2004/760-2013/1522
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne , itirazın iptaline,takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İ.İ.K.nun 269/1.maddesinin göndermesi ile Borçlar Kanununun 260.maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan 30 günlük sürenin borçluya verilmemesi durumunda tahliye istenemez ve bu ödeme emrinin geçerli bir ödeme emri olduğu kabul edilemez. Ayrıca yine İ.İ.K.nun 269/1.maddesinin göndermesi ile Borçlar Kanununun 260.maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan 30 günlük süre dolmadan icra mahkemesinden Ya da genel mahkemeden tahliye isteminde bulunulamaz. Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı hakkında Antalya 7.İcra Müdürlüğünün 2004/2862 esas sayılı icra dosyasında gönderilen Örnek 13 ödeme emrinin davalıya 8.4.2004 tarihinde tebliğ edildiği,alacaklı tarafından itirazın iptali ve tahliye davasının 30.4.2004 tarihinde açıldığı görülmüştür. Dava yasal 30 günlük süre dolmadan açılmış olup mahkemece tahliye istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacının 10 nolu bürosunu davalı şirkete kiraladığı zaman davalı şirketin H... D.. adı altında çalıştığını, Antalya 1.Noterliğince onaylanan 21.04.1995 tarihli kira sözleşmesi ile 1-3-4-7-8-10 nolu bağımsız bölümlerin bu dershaneye kiraya verildiğini, 03.04.1998 tarihinde davalı şirket ile yeni bir protokol yapıldığını ve 1-3-4-7-8 nolu bağımsız bölümlerin davalı şirketten geri alındığını ve şirketin bu tarihteki şirket yetkilisi N.. A.. ile yapılan protokolün 7.maddesine göre sadece 10 nolu bağımsız bölümün davalı şirkete yazılı sözleşmeyle kiraya verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak yazılı kira sözleşmesinin yapılmadığını, aralarında 10 nolu yer ile ile ilgili sözlü kira ilişkisi bulunduğunu,davalının 10 nolu daireye ilişkin 01.11.2003- 01.05.2004 tarihleri arasındaki kira bedellerini ödemediğinden davalı hakkında Antalya 7. İcra Müd.nün 2004/2856 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını,davalı şirket yetkililerinin davacının imzasını taklit ettikleri bir sözleşmeyi icra dosyasına ibraz ederek takibi durdurduklarını, bu sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığını,bu sözleşmede davalı lehine hükümler konulmuş olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, 08.09.2003 tarihli kira sözleşmesi altındaki imzanın davacı alacaklıya ait olduğunu,ödenmeyen kira parası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 08.09.2003 tarihli kira sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden itirazın iptaline,takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davacıya ait taşınmazın 10 nolu bölümünün davalıya sözlü kira akdi ile kiralandığını belirterek sözlü kira akdine dayanarak ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı,kira ilişkisine karşı çıkmamış,sözlü kira akdi gereğince değil de 08.09.2003 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu savunmuş ve talep edilen kira parasına karşı çıkmıştır. Mahkemece yapılan inceleme sonucu davalı tarafça ibraz edilen yazılı kira sözleşmesi altındaki imzanın davacı kiraya verene ait olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda taraflar arasında sözlü kira akdi olduğunun kabulünde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacı kiraya veren tarafından takip konusu dönem kira paraları yargılama sırasında vermiş oldukları 30.12.2004 tarihli dilekçesinde açıklanmış ise de, davalı kiracı açıklanan bu kira paralarına karşı çıkmıştır. Davalı tarafça kira miktarı inkar edildiğine göre,aylık kira parasının miktarı ve ödeme zamanı davacı kiraya veren tarafından,kira parasının ödendiği ise davalı kiracı tarafından kanıtlanmalıdır. 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi(6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi) gereğince davacı tarafından iddia edilen yıllık kira miktarına göre aylık kira parası ve ödeme zamanı ancak kesin delillerle kanıtlanabilir. Davacı vekili, kira miktarlarını gösterir yazılı bir kira akdi sunamamış ve kira miktarını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. İspat yükü davacı kiraya verene aittir. Mahkemece ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa kira miktarını ve ödeme zamanını kanıtlamak üzere uygun süre ve imkan tanınmalı,davacı vekili dava dilekçesinde her türlü yasal delil ibaresini kullandığına göre yemin deliline de dayandığının kabulü ile gerektiğinde davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu da hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre aylık kira parasının tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy