MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/11/2013
NUMARASI: 2013/726-2013/783
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı,tahliye ve icra tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyarak verilen son kararda önceki kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından davacı lehine inkar tazminatına ilişkin olarak bozulmuş olmakla, sair hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı kiracı ve kefil yönünden davacı aleyhine inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş,karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin kefil lehine icra tazminatı verilmesi talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı tarafından davalılar(kiracı ve kefil) hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması,takibin devamı,kiralananın tahliyesi ve icra tazminatı istemiyle açılan davada mahkemece 14.3.2013 tarihli ilk kararda “davalı - kiracı S.. N.. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2012/22308 Esas sayılı dosyasında davalının 1.100 TL üzerinden itirazının kaldırılarak takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, reddedilen kısım üzerinden davacının % 20 inkar tazminatına mahkum edilmesine,davalının takibe konu kiralanandan tahliyesine,davalı-kefil N.. N.. hakkındaki davanın reddine, davacının bu davalı yönünden alacak miktarının % 20'si oranında tazminata mahkum edilmesine” karar verilmiş,kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce 13.6.2013 tarih ve 2013/7998-10446 sayılı ilamı ile “...davacının sair temyiz itirazlarının reddine ve mahkemece takip tarihinden sonraki muaccel kiralar yönünden esasa girilmeden red kararı verilmiş olduğundan, reddedilen muaccel kiralar yönünden davalı borçlunun icra inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı alacaklının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi doğru değildir. Davacı aleyhine inkar tazminatına karar verilirken davalı borçlunun yaptığı ödeme miktarı (7000 TL) dikkate alınarak karar verilmelidir gerekçesiyle kararın icra tazminatına hasren bozulmasına...” karar verilmiştir.
Mahkemece,bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra 7.11.2013 tarihli son kararda “ önceki kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından davacı lehine inkar tazminatına ilişkin olarak bozulmuş olmakla, sair hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı kiracı ve kefil yönünden davacı aleyhine inkar tazminatı takdirine yer olmadığına” karar verilmiştir. Ancak Dairemizin 13.6.2013 tarihli bozma ilamı ile kefil lehine icra tazminatı verilmesine ilişkin karar onanarak kesinleşmiş olup,mahkemece son kararda uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı hatalı yorumlanarak kefil lehine icra tazminatı verilmesi gerekirken kefil lehine icra tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kefil lehine icra tazminatına hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy