MAHKEMESİ : Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2011/2056-2013/877
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı ve davalılardan E.. B.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın tahliyesi ve kira alacağı, aidat alacağı ve ihtarname masrafının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kiracının kiralanandan tahliyesi ile kira alacağı, aidat alacağı ve ihtarname masrafının davalı kiracıdan tahsiline, kefil hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalı kiracı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kiracı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01/10/2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmede kiralanan dairenin mesken olarak kullanılacağı, aylık kira bedelinin 630 TL olduğu, kira bedelinin iki ay süresinde ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar işleyecek kira bedellerinin tamamının muaccel hale geleceği, kira bedelinin her ayın 5. günü akşamına kadar ödeneceği, yeni dönemde TEFE + ÜFE toplamının yarısı oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı, 24/08/2011 tarihli dava dilekçesinde; davalının aylık 700 TL bedelle kiracı olarak oturduğunu, 2011 yılı Mayıs ayından bu yana kira ödemediğini, birikmiş kira borçları için ihtarname gönderilerek tahliye davası açılacağının bildirildiğini, belirterek 2011 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ayları kira bedelleri ile sözleşmenin bitiş tarihine kadar olan kira bedelleri toplamı 3500 TL kira alacağı, 300 TL aidat alacağı ve 140 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3940 TL alacağın davalılardan tahsiline ve davalının temerrüt nedeni ile kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, kiralananın banyosunda müvekkili olmadığı bir sırada yangın çıktığını, aktif ve alevli bir yangının oluşmadığını, ancak is nedeni ile dairenin oturulamaz hale geldiğini, yangında kiracıya atfı kabil bir kusurun bulunmadığını, dairenin kiralayan tarafından anahtarı ile teslim alındığını, halen kiracının tasarrufunun söz konusu olmadığını, sözleşme fiilen ve hukuken sona ermiş
olsa da Dairenin anahtarlarının cevap dilekçesi ekinde zarf içinde teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın davalı tarafından yangın sonrası kullanılmadığı, ancak yasal anahtar tesliminin de bulunmadığı belirtilerek davalı kiracı yönünden 3940 TL alacağın davalıdan tahsili ile kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Dairemizin geri çevirme kararı ile getirtilen Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/300 D.İş sayılı dosyasının sureti incelendiğinde; davacı kiralayanın, kiralananda yangın sebebi ile oluşan hasarın tespitini talep ettiği, 15/08/2011 tarihinde kiralananın kapısı çilingir vasıtasıyla açılarak yerinde delil tespiti yapıldığı, anlaşılmıştır. Davacı 19/03/2012 tarihli duruşmada tespit sırasında kapının kilidi açılırken kırıldığı için yeniden kilit takılıp anahtarın kendisine verildiğini, keşif tarihi itibarıyla anahtarları bu şekilde teslim aldığını beyan etmiştir. Davacı vekili de 24/05/2012 tarihli duruşmada anahtarların 15/08/2011 tarihinde teslim alındığını beyan etmiştir. Davacı, 26/07/2012 tarihli dilekçesinde kiracının 31/01/2012 tarihinde, kira ve aidat ödemediği taşınmaza girerek eşyaları kullanılmaz hale getirdiğini, evde bulunan televizyonu çaldığını belirtmiş, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2013 tarih ve 2012/372 Esas 2013/157 Karar sayılı kararı ile davalı E.. B..’ın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosya arasında bulunan ve yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde 15/08/2011 tarihinde davacı kiralayan tarafından yaptırılan delil tespitinde kiralananın kilidi ve anahtarlarının değiştirilerek kiralayana teslim edildiği, hatta davacı kiralayanın şikayeti üzerine davalı kiracının, kiralanana girmesi nedeni ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Bu durum davacının temyiz dilekçesinde de açıkça belirtilmektedir. O halde kiralananın 15.08.2011 tarihinde tahliye edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Mahkemece, dava tarihinden önce kiralanan tahliye edilmiş olduğundan, davacının tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafından 2011 yılı Mayıs Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları ile birlikte muacceliyet koşuluna dayalı olarak 2011 yılı Eylül ayı kira alacağının da tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Yukarıda açıklandığı şekilde kiralananın, tesbitin yapıldığı 15.08.2011 tarihi itibariyle tahliye edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, alacak hesabının da tahliye tarihi olan 15.08.2011 tarihine kadar yapılması gerekirken, alacağa ilişkin istemin tamamen kabul edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy