MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/10/2013
NUMARASI: 2013/276-2013/404
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı kiracı tarafından açılan davalı kiraya veren tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile arasında imzalanan 01.09.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı iken, kira sözleşmesinin 8. maddesi gereğince kiraya verene bildirerek taşınmazı tahliye ettiğini ve anahtarın 05.11.2007 tarihinde emlakçıya teslim ediliğini, buna rağmen davalının teslim tarihinden sonraki 10 aylık kira bedeli için icra takibinde bulunduğunu belirterek, davalı tarafından Bakırköy 7. İcra Dairesinin 2008/228 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı tek taraflı fesih iradesinin geçersiz olduğunu belirterek, anahtarın emlakçıya bırakılmasının sözleşmenin sonlandırıldığı anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde davacının, taşınmazın tahliye edildiği 19.02.2008 tarihinden itibaren bir aylık kira bedelinden sorumlu olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle davalının 17.955,00 TL borçlu olmadığının, 1.920,00 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı tarafından Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2008/228 esas sayılı dosyasıyla 14.01.2008 tarihinde yapılan icra takibi ile 2007 yılının Kasım ayından 2008 yılının Ağustos ayına kadar ödenmeyen ve sözleşme gereğince muaccel olan kira bedelleri talep edilmiştir. Mahkemece bozmadan önceki kararda, davacının, taşınmazın yeniden kiraya verildiği 01.05.2008 tarihine kadar kira bedellerinden sorumluluğunun devam ettiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile 8.355,00 TL borçlu olmadığının, 11.520,00 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine davacının kiralananın anahtarının teslim edildiği 19.02.2008 tarihine, sözleşmenin 8. maddesinde makul sürenin bir ay belirlenmiş olmasına göre, bir ay ilave edilerek bu süreden sonra ki kira bedelinden davacının borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda davacı takibe konu edilen 2007 Kasım ayından anahtarın teslim edildiği 19.02.2008 tarihine kadar ödenmeyen kira bedelinden ve kiralananın teslim edildiği19.02.2008 tarihinden itibaren de sözleşmenin 8.maddesinde kararlaştırılan bir ay evvelinden ihbar şartına uymadığı için bir ay erken tahliye nedeniyle, makul süre kira bedelinden sorumludur. Davacı kiracı takibe konu edilen 19.02.2008 tarihine kadar kira bedellerinin ödendiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının kiralananın tahliye edildiği 19.02.2008 tarihine kadar ödenmeyen kira bedeli ile sözleşmenin 8. maddesi gereğince bir aylık erken tahliye nedeniyle tazminat ile sorumlu olduğu bunun dışındaki alacaktan sorumlu olmadığı nazara alınarak fazlaya ilişkin talep edilen miktar tespit edilip, bu miktar üzerinden davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı hatalı değerlendirilerek, davacı tarafından tahliye tarihine kadar ödemediği kira bedelleri üzerinde durulmadan sadece bir aylık tazminat borcu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.