MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/09/2013
NUMARASI: 2012/251-2013/189
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın süresinden önce tahliye edilmesi nedeniyle kesinleşen mahkeme ilamıyla tespit edilen yeniden kiraya verilmesi için gerekli süreye ilişkin ortak gider alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/05/1998 başlangıç tarihli dört yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, davalı - kiracının kira sözleşmesinin dolmasına daha bir yıl var iken mecuru tahliye ettiğini, kiracının kira sözleşmesinden sorumlu olduğu sürenin tespiti amacıyla İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/971 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu mahkemenin 2005/387 Karar sayılı ilamı ile davalı - kiracının tahliye ettiği 15/05/2001 tarihinden 15/05/2002 tarihine kadar işleyecek kiralardan sorumlu olacağının hükme bağlandığını, kararın onanarak kesinleştiğini belirterek davalı - kiracının sorumluluğunda bulunan tarih aralığı içerisinde davalının payına düşen genel gider olarak 33.056,00 TL ile 634 sayılı kat mülkiyeti kanununun 20/c.2 bendi gereği bu meblağa temerrüt tarihinden itibaren işletilen aylık % 10 olmak üzere 209.856,00 TL gecikme tazminatı ve 43727,28 TL KDV kalemlerinden oluşan toplam 286636,93 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında zaman aşımı itirazında bulunmuş, tahliyeden sonraya ilişkin ortak giderlerden kiracının sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince ;Mahkemece ilk kararda 2002 Mayıs aidatı dışındaki alacağın beş yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle 1529,92 TL'nin 2.5.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, müddeabihin reddolunan kısmı zamanaşımı nedeniyle reddolunduğundan AAÜT .nin 7/2. maddesine göre 1000 TL vekalet ücretinin davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının kararın hatalı olması nedeniyle, davalının ise tarafına nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden bahisle kararı temyiz etmesi üzerine dairemizin 2011 /12202-4234 sayılı ilamı ile icra takibi başlatılmasının zamanaşımını kesen nedenlerden olduğu, davacı tarafından 11.07.2005 tarihinde dava konusu alacağa ilişkin olarak icra takibi başlatıldığından zaman aşımının yeniden işlemeye başladığı, kararın bu nedenle hatalı olduğu, esasen alacağın içeriğine de itiraz edilmiş olduğundan alacağın varlığı hususunda sunulan belge ve deliller konusunda bilirkişi ile inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 33056,18 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ,reddedilen gecikme tazminatı ve KDV miktarının Yargıtay'ın bozması kapsamında bulunmadığından bu konulara ilişkin olarak ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, tarife uyarınca 1.320,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizin daha önceki bozma ilamında genel bozma gerekçesi beş yıllık zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişkin olup, gecikme tazminatı ve KDV'ye ilişkin kısım bozma ilamı dışında değildir. Öte yandan davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece verilen son kararda, reddedilen alacak kalemleri üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maktu vekalet ücreti verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.