T.C.
MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/525-2013/1254
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı İ.. İ.. N.. A.. S..Y.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından icra inkar tazminatına hasren temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 25.01.2013 tarihinde başlatmış olduğu haciz istemli icra takibinde 13806 TL alacak 276 TL işlemiş faiz isteminde bulunmuştur. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı süresinde borca itiraz edip takibin durmasını sağladıktan sonra davacı alacaklıya 15.02.2013 tarihinde 11997 TL ödemede bulunmuş, bunun üzerine davacı tarafından 3991,30 TL yönünden itirazın iptaline takibin devamına alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuştur. Davalı tarafından dava açıldıktan sonra 15.11.2013 tarihinde icra dosyasına 5879 TL ödeme yapılarak dosya borcunun ödenmesi üzerine Mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, icra inkar tazminatı konusunda olumlu olumsuz karar verilmemiştir. Hüküm davacı tarafından icra inkar tazminatına hasren temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, davacı vekili de dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteğinde bulunduğu halde bu konuda mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden hükmün bu nedenle bozulması icap etmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy