MAHKEMESİ : İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2013
NUMARASI : 2012/527-2013/420
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.T. B. ve davalı vekili Av.T. A. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyize dilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında 21.5.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme ile Alış Veriş Merkezindeki 374 nolu işyerini kiraladığını, davalının sözleşmeye aykırı davranarak hiçbir haklı sebep göstermeden sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle sözleşmenin 23. maddesinde yazılı cezai şartın tahsili için takip yaptıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ise, kira sözleşmesine konu yerin süresi içerisinde teslim edilmediğini, 21.5.2010 tarihli sözleşmeye göre kiralayan kiracı ilişkisi kurulmadığını, kiralananı teslim alamadığı için kullanım amacını gerçekleştiremediğini, davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatı verilmesini savunmuştur.
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 21.5.2010 düzenleme tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 9. maddesinde "Alış Veriş Merkezi 14.5.2010 tarihinde faaliyete geçecektir. Kiracı da bu tarihe kadar dekorasyon çalışmalarını tamamlamayı ve Alış Veriş Merkezinin açılış tarihinde kiralanan yeri fiilen ve hukuken açmayı taahhüt etmiştir." 23. Maddesinin son fıkrasında ise "Ayrıca kiracının, sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi ve/veya kiraya veren tarafından kira sözleşmesinin haklı nedenle fesih edilmesi halinde, kiraya verenin sözleşmeden ve yasalardan kaynaklanan diğer hak ve talepleri ile tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, 12 aylık asgari kira bedeli, genel gider ve reklam katkı payı toplamını "cezai şart" olarak ödeyeceğini kabul eder. Kiracı, her halde bu cezai şartın fahiş olduğu iddiası ile tenkis talebinde bulunamaz” hükmüne yer verilmiştir. Alış Veriş Merkezinin kira sözleşmesinde kararlaştırılan 14.5.2010 tarihinde faaliyete geçmediği anlaşılmaktadır. Davacı kiraya veren işyerinin 1-10 Temmuz 2010 tarihinde açılışının yapılacağını ve işyerinin bir hafta içinde teslim alınması İTM 7.7.2010 tarihinde bildirilmiş ve bu yazı ihtarı 16.8.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşyeri teslim alınmayınca Bursa 48. Noterliğinin 9.8.2010 gün ve 184833 Yevmiye nolu ihtarı ile 1-10 Temmuz arasında işyerinin teslim alınmasının istendiği halde bu güne kadar teslim alınmadığını, bu durumun sözleşmenin 8. ve devamı maddelerine aykırı bulunduğunu, tebliğden itibaren 2 gün içinde teslim alınmasını, aksi halde akitten cayma halinde 12 aylık kira bedeli olan 5.280 EURO tutarında cezai şartın ödenmesini ihtar etmiştir. Bu ihtar davalıya 11.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kiralananın teslim alınmaması üzerine davacı Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1048 D.işler dosyasında 6.9.2010 tarihinde tesbit yaptırmış, bilirkişiler Alış Veriş Merkezinin faal olduğunu, faaliyete geçen dükanların % 76.15'inin dekorasyonunun tamamlandığını, henüz açılmayan dükkanların % 13.11 ve boş olan ve henüz kiralanmayan dükkanların ise % 10.37 oranında olduğunu bildirmiştir. Davacı kiralananı teslim etmek için her türlü çabayı sarf ettiği halde davalı kiracının teslim almak için hiçbir girişimde bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı kiracı ise teslime ilişkin ihtarların tebliğden ve tespit tarihinden sonra Bursa 12. Noterliğinin 24.9.2010 tarih ve 14127 yevmiye nolu ihtarı ile Alış Veriş Merkezinin 14.5.2010 tarihinde faaliyete geçmediğini, işyeri teslim edilmediğinden sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Her ne kadar davalı sözleşmeyi feshettiğini bu ihtarla bildirmiş ise de, fesih tarihine kadar sözleşme ayakta olup cazai şart doğduktan sonra davalı tarafından sözleşmenin feshedilmesi sonuca etkili değildir. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy