MAHKEMESİ : Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2012/1002-2013/1566
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve hor kullanma sonucu kiralananda meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.696,66 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, her iki taraf vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait taşınmazda sözlü kira akdi ile kiracı olan davalının kiralananı 2011 yılı sonunda tahliye ettiğini, taşınmazı 5 yıl boyunca kullandığını, aylık 250 TL olmak üzere 2 yıllık 6.000 TL kira borcu bulunduğunu, bunun dışında davalının taşınmaza hasar verdiğini, tespit dosyası ile belirlenen hor kullanma sonucu kiralananda oluşan 2350 TL zarar olmak üzere toplam 8.350 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı 5 yıllık kiracı olmadığını, kiralanana 20.02.2009 ta taşındığını, kiralananı 2011 yılı Ekim ayında tahliye ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.696,66 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde bulunmuş, davalı kira ilişkisine karşı çıkmamıştır. Ancak kira sözleşmesinin başlangıcının ve tahliye tarihinin davacının iddia ettiği tarihler olmadığını savunmuştur. Bu açıdan kira sözleşmesinin başlangıç tarihini ispat külfeti davacıya, kiralananın tahliye edildiği tarihi ispat yükü ise davalıya aittir. HMK’nun 189/3.maddesi uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz. Aynı yasanın 200.maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Davacı kira sözleşmesinin başlangıcını, davalı da tahliye tarihini kanıtlayamamıştır. Ancak dava dilekçesinde ve cevap dilekçesinde tüm yasal deliller ibaresinin bulunmasına, bunun yemin delilini de kapsamasına göre davacıya taraflar arasındaki kira ilişkisinin başlangıcı konusunda davalıya, davalıya ise tahliye tarihi konusunda davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy