MAHKEMESİ: Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/02/2013
NUMARASI: 2012/1122-2013/236
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı A.. Ç..’ın Aksaray Mah. Karaçalı Park Alanındaki Büfe adresinde kiracı olduğunu, Kira sözleşmesinin 1. Maddesine göre taşınmazın büfe olarak işletilmek üzere kiralandığını, kira sözleşmesinin 25. maddesine göre PVC'den yapılmış büfe alanının ebadının 4 m2'yi geçmeyeceğinin kararlaştırıldığı halde davalının kira sözleşmesinin 25. maddesine aykırı olarak 98 m2 ebadında büfe ve ilave olarak üstü sac çatı olmak üzere sundurma yaptığının tespit edilerek akde aykırı hareket ettiğini belirterek davalının tahliyesine, karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında, dava konusu büfe'yi davalı Ahmet'in dava dışı Mustafa İslamoğlu'na devrettiklerini öğrendiklerini belirterek dava konusu Büfe'yi kullanan M. İ..'nun davaya dahili davalı sıfatıyla kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalının kiracı sıfatı bulunmadığı belirtilerek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 124. maddesinde “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.”hükmü yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” (HMK madde 30) ile bağdaşmaz.
Dava konusu taşınmaz 06/06/2001 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olarak A.. Ç.. tarafından kiralanmış ,daha sonra davalı A.. Ç.. tarafından da 02/08/2011 gün ve 2011/852 sayılı Encümen kararıyla Mustafa İslamoğlu'na devredilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının, Mustafa İslamoğlu'nun dahili davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesi hususundaki talebi HMK'nın 124. maddesi kapsamında değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.