MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 8.750 TL olan aylık kira parasının 01.01.2010 tarihinden itibaren aylık 10.000 TL olarak uyarlanmasına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının kiracısı olduğu kiralananı 09.06.2009 tarihinde satın alan davacı, davalıların önceki malik ... ile akdettikleri 01.01.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak, kira sözleşmesinde belirlenen aylık 8.750 TL kira parasının 01.01.2010 tarihinden itibaren 10.000 TL olarak belirlenmesi için 18.01.2010 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davalı kiracı ise, kiralananda yine önceki malik ... ile düzenlenmiş 01.03.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 900 TL bedelle kiracı olduğunu, bu sözleşmenin yeni malik davacıyı da bağlayacağını, davacının dayandığı kira sözleşmesini kendisinin imzalamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davadaki ilk uyuşmazlık, hangi kira sözleşmesinin geçerli olduğuna ilişkindir. Taraflar arasında daha önce ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010 / 36 Esas sayılı dosyasında görülen davada, davalının davacının dayandığı kira sözleşmesine karşı çıkması üzerine alınan 15.04.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda anılan sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkeme bu durum karşısında, davalının dayandığı 01.03.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesine itibar ederek, sözleşme başlangıcı ile dava tarihi arasındaki on aylık süre içinde kira parasının uyarlanmasını gerektirecek olağanüstü ekonomik bir gelişme olmaması, kira süresinin henüz sona ermemesi, kira tespitinin sözleşme süresi sonu olan 01.03.2014 tarihinden sonraki dönem için istenebilecek olması gerekçesi ile davayı ret etmiş ise de, taraflar arasında hangi kira sözleşmesinin geçerli olduğu konusu çekişmeli olup, davanın nitelendirilmesi hakime aittir. Davacının talebinin açılacak bir eda davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, bu nedenle işbu tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden, sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıda açıklanan
gerekçe ile 6100 Sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HMUK’nun 438 / son maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy