MAHKEMESİ : Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2011/139-2013/255
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2010/290 ve 2011/99 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait taşınmazın önceki kiracısı dava dışı Ş. K.. tarafından davacının bilgisi ve rızası dışında davalı A.. G..'ye devredildiğini, davalı A.. G.. hakkında 31.12.2005-13.10.2010 dönemi kira bedelleri ve işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 104.905,07 TL'nin tahsili için Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2010/290 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı A.. G..'nün daha önce kendi adına yaptığı fırın işletmeciliğini ....Ekmekçilik Unlu Mamül. Tic. Ltd. Şti olarak yürütmeye başladığı için bu defa aynı dönem kira bedellerinin tahsili için davalı Ayhan ve şirket hakkında Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2011/99 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalılar vekili davacı ile davalılar arasında kiracılık ilişkisi bulunmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Somut olayda, mahkemece hükmün gerekçesinde davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde hükmün sonuç kısmında davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilerek çelişki yaratıldığı, yine hükmün sonuç kısmında itirazın iptaline karar verilen alacak miktarı belirtilmediği gibi davacı lehine hangi icra takip dosyası için % 40 icra inkar tazminatına hükmedildiği de belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir. Bu nedenlerle Yargıtay denetimine elverişli olmayan bir şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy