MAHKEMESİ: Yenice(Karabük) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/11/2013
NUMARASI: 2013/2-2013/14
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi ve yasal süresi içerisinde kira parasının ödenmemesi nedeniyle İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kira parasının sözleşmeye uygun olarak ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 28/02/2008 tarihli kira sözleşmesine istinaden Yenice İcra Müdürlüğünün 2012/197 E. sayılı dosyası ile 20.11.2012 tarihinde 484,00 TL kira alacağı ve 2,27 TL işlemiş faizinin tahsili ve kiralananın tahliyesi istemi ile icra takibinde bulunmuş, Örnek 13 nolu ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalının yasal süresinde ödemede bulunmadığından kiralananın İİK'nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesini İcra Mahkemesinden talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, kiralananda önceki malikle yapılan ve davacının da dayandığı kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira sözleşmesinde kira parasının aylık 160,00 TL olduğunu ve kira parasının bu miktar üzerinden davacının banka hesabına ödendiğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı tarafından kira parasının sözleşmedeki artış hükmü gereğince aylık 224,00 TL olduğu kira parasının eksik ödendiği iddia edilmiş ise de, Mahkemece kira sözleşmesinde kira parasının aylık 160,00 TL kararlaştırıldığı ve kira parasının da bu miktar üzerinden davacının bildirdiği banka hesabına kira parası olarak ödendiğinden bahisle tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 28.02.2008 başlangıç, 28.10.2011 bitiş tarihli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık yoktur. Davaya konu taşınmazın davacı tarafından satın alınarak davacının kiralananın yeni maliki olduğu da taraflar arasında ihtilafsızdır. Bu durumda davacının önceki malikin halefi olması nedeniyle, önceki malik ile yapılan kira sözleşmesi hükümleri tarafları bağlar. Takibe konu kira sözleşmesinin 9. maddesinde sözleşmenin bitim tarihine kadar kira parası düzenlendikten sonra son cümlesinde “ ... sözleşmenin sona erdiği , kira akdinin uzatılması halinde, takip eden yıllarda enflasyon, emsal kira bedelleri vs nazara alınmak sureti ile aylık kira bedelleri her sene için yeniden belirlenecektir. Ancak buna rağmen yine de kira artışı %40 dan az olmayacaktır” düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar alacağın hangi aylara ilişkin olduğu icra takibinde gösterilmemiş ve mahkemece de davacıya açıklatılmamışsa da, kira sözleşmesinin yenilenen dönem kira alacağı olduğu taraf beyanlarından ve takip öncesinde gönderilen ihtarnamelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kira parasını sözleşmedeki artış miktarına göre talep edebileceğinden, sözleşmedeki artış oranı nazara alınmadan kira parasının sözleşmede kararlaştırılan aylık 160,00 TL üzerinden ödediğinden bahisle tahliye isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir. Mahkemece davacıya, icra takibine konu edilen ödemeleri hangi aylar kira parasına yönelik olduğu açıklattırılarak, davalının takibe konu edilen aylara ilişkin olarak kira parasının sözleşmedeki artış hükmüne göre eksiksiz ödenip ödemediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilemesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy