MAHKEMESİ: Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/01/2014
NUMARASI: 2013/958-2014/26
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davacının dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımızda;Davacı A.. G.. 31.07.2013 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibinde 15.05.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 2012 yılı Nisan ila 2013 yılı Temmuz ayları arası ödenmeyen 6.400 TL kira alacağının tahsilini istemiştir.Ödeme emri davalıya 05.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiş davalı tarafça icra takibine itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir.Davaya ve takibe dayanak yapılan yazılı kira sözleşmesi 15.04.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup,sözleşme davalı kiracı ile dava dışı kiralayan Hikmet Güven arasında düzenlenmiştir. İcra takibi ise davacı tarafından yapılmış, itirazın kaldırılması ve tahliye davası da adı geçen davacı tarafından açılmıştır.Davacı alacaklının ibraz ettiği tapu kaydına göre davacı A.. G..'in taşınmazın maliki olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taşınmazın maliki olup, ödeme emrine itiraz edilmemekle davacının takip yapması ve dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.