MAHKEMESİ : İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2013/383-2013/681
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. B.. Ö.. geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine kira bedellerinin tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen son kararında davanın kabulüne, itirazın iptaline,takibin 23.415 TL üzerinden devamına,fazlaya ilişkin talebin reddine,kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş,davacı vekili karşı temyiz isteminde bulunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin davacı lehine icra tazminatı verilmemesine ilişkin hükme yönelik kaşı temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, Şişli 8.İcra Müdürlüğünün 200/31133 esas sayılı icra dosyasında 27.7.2009 tarihli takip talebe ile, 1.11.2007-1.11.2008 ve 1.11.2008-1.11.2009 tarihleri arasındaki 31.855 TL kira farkı ve 801,18 TL işlemiş faiz toplamı 32.656,18 TL'nin tahsili ve tahliye isteminde bulunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline,takibin 23.415 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Icra ve İflas Kanunu' nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Olayımızda,takip konusu kira farkı, sözleşmenin 11.maddesinde düzenlenen artış şartına dayanmakta olup, belli ,likit ve muayyendir. Davalı kiracı kira sözleşmesindeki artış şartına göre talep edilebilecek kira parasını ve farkını bilebilecek durumdadır. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra tazminatı verilmesi gerekirken yazılı şekilde icra tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karşı temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün icra tazminatına hasren BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,08/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy