MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/10/2013
NUMARASI: 2013/40-2013/529
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı irtifak bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İrtifak hakkına ilişkin sözleşme ile ödenmesi kararlaştırılan kira bedelinin belirlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 2013 yılı irtifak hakkı bedelinin 168.277,28 TL olarak tesbitine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, irtifak hakkına ilişkin sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin belirlenmesi istemine ilişkin olup taraflar arasında kira ilişkisi bulunmaktadır. Dava, 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 26/12/2011 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden reddederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Taraflar arasındaki akdi ilişki Türk Borçlar Kanun'unun 299. ve müteakip maddelerinde düzenlenen kira akdi olmayıp, Türk Medeni Kanun'unun Sınırlı Ayni Haklar Kısmında yer alan taşınmaz mülkiyeti ile ilgili sınırlı ayni haklardan olan irtifak hakkına ilişkindir. Beyoğlu 3. Noterliği tarafından tanzim edilen ve tapuya tescil edilen 16.12.1982 tarih ve 16593 sayılı Taahhüt Senedinde dava konusu taşınmazda Medeni Kanun'un 751 . maddesi (Türk Medeni Kanun'unun 826. maddesi) gereğince inşaat hakkının verilmesine dair üst hakkının kurulduğu açıkca belirlenmiştir. Bu durumda bu sözleşmeden kaynaklanan tüm ihtilafların Türk Medeni Kanun'unda yer alan üst hakkı tesisine ilişkin hükümlere göre çözümlenmesi gerekeceğinden davaya Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması doğru ve yerindedir. Bu nedenle Sayın Çoğunluğun hükmün bozulmasına dair kararına katılmıyorum.12.11.2014