MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava,kiracı hakkında,birleşen dava ise vefat eden kefilin mirasçıları hakkında aynı döneme ilişkin kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemizin bozma ilamından sonra verilen son kararda, asıl davanın kısmen kabulüne, asıl alacak olan 5.900.-TL.nin 25.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca işlemiş faiz olan 312,12.-TL.nin asıl dosya davalılarından tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,Asıl dava başlangıçta davalılar kiracı ... ve kefil ... aleyhine açılmış, davalı ...'ın davadan önce öldüğünün anlaşılması üzerine davalı ... mirasçıları hakkında ayrı bir dava açılıp her iki dava birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve Dairemizin 08.07.2013 tarihli Bozma ilamına uyularak verilen 26.11.2013 tarihli son kararda Asıl davanın kısmen kabulüne, 5.900 TL'nin 25.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline, 312,12 TL'nin asıl dosya davalılarından tahsiline,fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemizin 08.07.2013 tarihli bozma ilamına uyulmuş ve kefil ... mirasçıları hakkında açılan birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, asıl davada davalı olarak sadece davalı ... Kaya bulunmasına ve asıl davaya ilişkin hükmün gerekçe kısmında da hüküm altına alınan alacaktan sadece davalı ... Kaya'nın sorumlu olduğu yazılmasına rağmen hüküm fıkrasında hüküm altına alınan alacağın davalılardan (davalı ... yanında kefil ... mirasçılarından) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece, kefil ... mirasçıları hakkındaki birleşen davanın reddine karar verildikten sonra, asıl davada hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de bu yüzden hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden hüküm fıkrasının 2 ve 3 nolu bentlerindeki “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “asıl davanın davalısı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesi ” ibaresinin eklenerek hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 438.maddesi uyarınca düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.