MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2011/181-2013/442
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalılardan C.. K.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,yoksun kalınan kira kaybı ve devralınan menkullerin kullanılamaması nedeniyle devir bedeli iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, P.. Otomotiv Limited Şirketi adına açılan davanın pasif husumetten reddine, C.. K.. aleyhine açılan davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle 60.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı C.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ,müvekkili ile davalılardan C.. K.. vekili Kemalettin Uluçay arasında 01.01.2006 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini,kira bedelinin 50.000,00 TL nakden banka havalesi ile ödendiğini,müvekkilinin önceki kiracıya ait değeri 70.000,00 TL olan malzemeyi de bedelini önceki kiracı İ. B.'a ödemek suretiyle satın aldığını kira bitiminde malzemeyi kiralayan C.. K..'ya bırakmak konusunda anlaşıldığını, Yapı ve Malzemelerin davacı tarafından 5 yıl kullanılabildiğini, bu sebeple kalan 5 yıl için zararın 35.000 TL olduğunu,müvekkilinin kira sözleşmesi hususi şartlar 2.bendi uyarınca kiralananı alt kiracı S.. A..'a kiraladığını kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 20.03.2006 olduğunu, sözleşme 3 yıllık ise de alt kiracı tarafından verilen tahliye taahhüdüne göre kiralanan içindeki malzeme ile birlikte 20.02.2011 tarihinde tahliye edileceğinin taahhüt edildiğini, bu tarihte kiralanan taşınmazın tahliye edilmemesi üzerine davacı tahliye hazırlığında iken davalı P..Oto Sanayi Ltd.Şti. tarafından taşınmazın satın alındığının ihtarname ile bildirildiğini ve kiracılık ilişkisinin sona erdiğinin ihtarnamede yer aldığını, yeni malik P.. oto şirketi ile eski malik C.. K..'nın noterde düzenlenen 10 yıllık kira sözleşmesinin sona ermesini beklemeden kiralananı davacının alt kiracısına sattığını,davacının bunun üzerine C.. K..ya B.K.nun 249.md gereği kiralananın kullanılmaya elverişli şekilde ve durumda teslimini aksi taktirde temerrüte düşüleceğinin 14.03.2011 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiklerini, 2006 yılında yapılan alt kira sözleşmesinde aylık kira bedelini 3000 TL olarak belirlendiğini buna göre 10 yıllık kira süresinin 5 yılı kullanılamadığı için 180.000,00 TL minimum zararının olduğunu ancak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000 TL kiralananın kullanılamamasından doğan zararı ile 35.000,00 TL malzemeleri kullanamamasından doğan zararı olan toplam 60.000,00 TL nin tazminine karar verilmesini istemiştir. Davalı C.. K.. vekili,Kemalettin Uluçay'a dükkanın kiralanması için 20.02.2006 tarihli vekaletnamenin verildiğini 24.02.2006 tarihinde de Kemalettin Uluçay'ın azledildiğini,vekaletin verildiği tarih ile sözleşmenin başlangıç tarihinin farklı olduğunu,vekilin görevli olmadığı dönemi de kapsar şekilde taşınmazın kiralandığını,müvekkilinin vekile taşınmazın alt kiracıya da kiralanabilmesi için yetki verilmediğini, davacının ve vekilin müvekkilinin taşınmazından haksız kazanç sağladıklarını, İ.. B..'tan alındığı bildirilen malzeme ile ilgili müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı P.. Otomotiv limited şirketi vekili de davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, P.. Otomotiv limited şirketi adına açılan davanın pasif husumetten reddine,C.. K.. aleyhine açılan davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle 60.000,00 TL. üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı Ç.. A.. ile davalılardan C.. K.. arasında 01.01.2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan kira sözleşmesi ile 730 ada 23 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerindeki dükkan kiraya verilmiş olup kiralanan taşınmaz, niteliğine göre Türk Borçlar Kanunun da düzenlenen çatılı iş yeri vasfındadır. Davalılardan P.. Ltd. Şti. Dava konusu taşınmazı 22.02.2011 tarihinde satın alarak Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafı haline gelmiştir.Kira sözleşmesi tarafların karşılıklı olarak fesih konusunda anlaşması ile mahkeme kararıyla ya da kiralananın yok olması ile sona erebilir.Davacı Ç.. A.. ile alt kiracı S.. A.. arasında düzenlenen 20.03.2006 başlangıç terihli ve üç yıl süreli alt kira sözleşmesi usule uygun olarak sona erdirilmediğine göre bu sözleşme ayaktadır. 01.01.2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kiracısının Ç.. A.. olduğu kira sözleşmesi de usule uygun sona erdirilmediğinden hala geçerli olup kiracı Ç.. A..'ın kiralanan taşınmazı tahliye etmediği anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı Ç.. A..'ın alt kiracısı S.. A.. ile alt kira ilişkisi devam ettiğine göre alt kiracı S.. A..'ın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam etmektedir. Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı / davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy