MAHKEMESİ: Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/01/2014
NUMARASI: 2011/933-2014/55
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacılar vekili Av. D.. H.. ve davalı vekili Av. M. K. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve davacılardan yapılan 24.688,85 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılara iadesine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görev kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacılar dava dışı E. Eğitim Gıda Turizm ve Tic.Ltd.Şti ile davalı arasında davalıya ait taşınmazın dersane olarak kullanılmak üzere kiralanmasına ilişkin1.6.2005 başlangıç tarihli ve sonrasında imzalanan 2. kira sözleşmesi nedeniyle davacıların(kiracı şirket ortağı ve dersanede öğretmen olmaları nedeniyle) davalı kiralayana kefil sıfatıyla 10 adet senet verdiklerini, davacıların kiracı şirketin ortaklığından ve dersane öğretmenliğinden ayrıldıklarını ancak buna rağmen davalının senet bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını belirterek bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ,ödeme yapılması halinde istirdadı isteminde bulunmuştur. Buna göre dava, kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Dava, 20.12.2011 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup hâkim her aşamada re'sen (kendiliğinden) dikkate almalıdır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesince yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,08/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.