MAHKEMESİ: Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/09/2012
NUMARASI: 2011/591-2012/462
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kambiyo senedine dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri 7.İcra Müdürlüğünün 2011/5198 sayılı takip dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından takibe ve borca itiraz edildiğini, borçluların itiraz dilekçesinde ödeme belgesi eklemediğinden ve itirazlar haksız olduğundun davalıların itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, haksız itiraz sebebiyle % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili davacıdan hazır inşaat iskelesi kiraladıklarını, bu nedenle 4500 TL bedelli teminat senedi verdiklerini, davacıya borcun ödendiğini ancak senedin verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları dadahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK.'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde aradaki hukuki ilişkiyi açıklamamış, yazılı belgeye dayalı alacağının olduğunu iddia etmiş, davalı ise takip dayanağı senedin kira ilişkisi nedeniyle teminat senedi olduğunu savunmuştur. Mahkemece alacağın yazılı belgeye dayandığını, davalının ödeme savunmasını ispat edemediğini, davalının yemin teklifinin davacı tarafça yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalının kira ilişkisi olduğuna dair savunması dikkate alınarak uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durulmadan, kira ilişkisinin varlığı ispat edilmesi halinde yukarıda açıklandığı üzere dava tarihi itibarı ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınmadan ve kira ilişkisi yönünden araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.