MAHKEMESİ : İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2013
NUMARASI : 2011/11-2013/63
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. M.. S.. ve davalılar vekili Av. İ. İ. T. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada 10.000'şar TL maddi tazminatın, ıslah dilekçesi ile de, asıl davada 316.707.30 TL maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kısmen kabulü ile 13.784 TL'nin tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2005 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile Petrol Sitesi 2. Blokunun dış cephe duvarı ışıklı reklam panosu konulması için davacı şirkete kiralanmıştır. Davacı kiracı apartman kat malikleri ve kiralananı kendisine devreden davalı şirket hakkında açmış olduğu işbu dava ile kiralayan tarafından kiralanan alanın kendisine kullandırılmaması, engel çıkarılması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararların tazminini talep etmiştir. Ne var ki, dava açılırken asıl davada 17 No'lu bağımsız bölüm maliki M. N.M.'nin davalı gösterilmemesi nedeniyle, adı geçen davalı hakkında taraf teşkilinin sağlanması için İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007 / 669 Esas 2007 / 424 Karar sayılı dosyasında ayrı bir dava açılmış, mahkemece de davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada da davacının iddia ve talepleri aynıdır. Davacı davada talep ettiği tazminat miktarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Birleşen dava ile taraf teşkili sağlanarak yargılama bir bütün olarak yürütülmüştür. Yapılan yargılama sonucu da 13.784 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Her ne kadar birleşen dava müstakil, ayrı bir dava olarak açılmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere o davanın açılma gerekçesi taraf teşkilinin sağlanması olup, aslında dayanılan vakıalar, davanın sebebi ve talep sonucu aynıdır. Başka bir anlatımla, açılan davalarda müddeabih tektir ve davacı talep ettiği tazminat miktarından her iki dava dosyasında davalı olarak gösterilen kat maliklerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını istemektedir. Bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davanın ret edilen kısmı üzerinden sadece asıl dava ve birleşen davanın yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalıları yararına bir defa vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, her iki dava yönünden iki ayrı vekalet ücretine hükmedilerek davacının iki kez vekalet ücretine mahkum edilmesi doğru görülmediğinden hükmün vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy