MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2012
NUMARASI : 2010/121-2012/166
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.’nun 121.maddesi uyarınca borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan kırk dört adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bir adet taşınmazın ortaklığının satılarak giderilmesine diğer taşınmazlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ve satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilen 323 nolu parselin tapu kaydına göre taşınmazın paydaşlarından olan B.. E..’nin mirasçıları arasında bulunan H.. E.. davaya dahil edilmesine rağmen, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin adı geçen davalıya tebliğine dair belgeye dosya arasında rastlanmadığı gibi, bu kişi kararda da taraf olarak gösterilmemiştir. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda davada tüm paydaşlar ve mirasçılarının yer alması zorunlu olup mahkemece tüm hak sahiplerinin usulüne uygun olarak davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, taşınmazın satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylar oranında taraflar arasında paylaştırılmasına karar vermekle yetinilmesi gerekirken, borçlu ortağa düşecek olan payın alacaklıya verilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın mükerrer 138. maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü resmi gazetede yayınlanan Harçlar Yasası’nın Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümünde belirtildiği gibi taşınmazın satış bedeli üzerinden hüküm tarihi itibariyle binde 9,9 oranında harç alınması gerekeceği göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde binde 9 oranında harç alınmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy