MAHKEMESİ: İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/12/2013
NUMARASI: 2013/934-2013/1014
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi nedeni ile icra takibi kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı süresinde İcra Mahkemesine başvurarak temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan dava dışı Söke Gayrimenkul… A.Ş. ile davalı arasındaki 05.04.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dışı kiraya veren şirket 06.05.2011 tarihli temlikname ile kiralanan taşınmazdan kaynaklanan alacaklarını davacı şirkete temlik etmiştir. Davacı alacaklı bu temliknameye dayanarak kira alacağının tahsili amacı ile takip başlatmıştır. İcra takibi kesinleştiğinden ve kira borcu da süresinde ödenmediğinden temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Alacağın devri (temliki), borç ilişkisinden doğan belli bir talep hakkının devrine yönelik olarak, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında, borçlunun rızasını (onamını) aramaksızın yapılan ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir. Alacağın temliki, devir eden alacaklı ile devir alan (temellük eden) kişi arasında yapılan bir sözleşme niteliğindedir. Bu nedenle, temlik edenin açık ya da örtülü rızası olmadan yapılamaz. Hukuki niteliği açısından alacağın temliki, temlik eden alacaklı ile temellük eden şahıs arasında yapılan bir akde dayanılarak meydana gelen kazandırıcı bir tasarruf işlemidir. Temlik işlemi, belirli alacağı, temlik edenin malvarlığından çıkarıp, temellük edenin malvarlığına geçirir. Alacaklının tek taraflı bir hukuki muamelesi değil, temlik alanla yaptığı bir akittir. Somut olayda davaya konu kira sözleşmesinin tarafları dava dışı Söke … AŞ ile davalı olup alacağın temliki sözleşmesi ile sözleşmenin tarafları değişmemiştir. Kiralananın tahliyesi ancak malik veya kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya veren tarafından istenebilir. Davacı kira sözleşmesinin tarafı olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.