MAHKEMESİ : İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2012/325-2013/720
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kiraya veren tarafından kiracı aleyhine açılan erken tahliye nedeniyle uğranılan zarar bedeli ve eksik ödenen kira parasının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,8.500 TL kira alacağının 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve karşı temyiz yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin makul süre kirasına ve eksik ödenen kira parasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacıya ait taşınmazın davalı A.. Mağazacılık Konf. Tic.San.Paz.Ltd.Şti.’ne 16.09.2011 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını, aylık kira bedelinin 11.300 TL olduğunu,kira süresinin bitim tarihi 30.08.2012 olmasına rağmen davalının herhangi haklı bir nedene dayanmaksızın, ihbar ve ihtarda bulunmaksızın 2012 yılının Mart ayı ortasında kiralananı tahliye ettiğini ve 2012 Mart ayı kira bedelini eksik ödediğini,davalının anahtarı da davacıya teslim etmediğini,kiralananın 3 aya yakın bir süredir boş durduğunu, kiraya verilemediğini belirterek 2012 Mart ayı kira bedelinden bakiye kalan 4.143 TL ve aylık 11.300 TL'den 2012 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarına ait 56.500 TL kira alacağı olmak üzere toplam 60.643 TL'nin dava sonuçlanıncaya kadar işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davacının kira paralarının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını,davalı itirazı ile takibin durduğunu,davacıya kiralananın tahliye edilmek zorunda kalındığının sözlü olarak bildirildiğini,kiralanana yeni kiracı dahi bulunduğunu,davacının yüksek kira istemesi nedeniyle kiralananın kiraya verilememiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,bilirkişi raporu doğrultusunda aylık 8.500 TL kira parası ile 1 ayda kiraya verilebileceği anlaşıldığından 8.500 TL kira parasının tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01/09/2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği,davalı kiracının kira süresi dolmadan taşınmazı tahliye ettiği,usulüne uygun anahtar tesliminin davalı tarafça yazılı belge ile kanıtlanamadığı,davacı tarafça davalının tahliye tarihi olarak bildirdiği 21.03.2012 tarihine karşı çıkılmadığı,taşınmazın 2012 yılının Mart ayı ortasında tahliye edildiğinin kabul edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz kira süresi dolmadan erken tahliye edildiğine göre kiracı kural olarak dönem sonuna kadarki kiralardan sorumludur. Buna karşın kiraya verenin de, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114.maddesinin yollaması ile aynı Kanun'un 52.maddesi (01.07.2012 de yürürlükten kaldırılan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi) hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece,hükme esas alınan bilirkişi raporunda kiralananın aynı koşullarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği hesaplanmamış, kiralananın aylık 8.500 TL den 1 aylık sürede kiraya verilebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, kiralananın aynı koşullarla ne kadar sürede kiraya verilebileceğinin tespit edilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu esas alınarak aynı koşullarla değil de daha düşük kira bedeli (8.500 TL) ile kiralanabileceği sürenin makul süre olarak kabulü hatalıdır.
Ayrıca,davacı tarafça 2012 yılının Mart ayı kira parasından bakiye kira parasının da tahsili istenmişken,mahkemece bu hususta bir karar verilmemesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy