MAHKEMESİ: Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/05/2013
NUMARASI: 2013/241-2013/414
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 15.06.2012 tarihli kararla davalının tahliyesine, 2.200 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, dairemizin 18.10.2012 tarihli ilamıyla hükmün tahliyeye ilişkin kısmı onanmış, hasar bedelinin tahsiline ilişkin kısım yönünden ise kiracının kiralananı iade borcu kira sözleşmesi sona erdikten sonra doğacaktır. Henüz geri verme borcu doğmadan, kira ilişkisi devam ederken, kiralanan boşaltılıp teslim edilmeden, hasar bedelinin (eski hale getirme bedeli) istenemeyeceği gözetilmeden, tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir gerekçesiyle tazminat yönünden bozulmuş, mahkemece 19.04.2013 tarihli ara kararla bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmadan sonra taşınmazın tahliye edildiğinden bahisle tekrar aynı hüküm verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki her davada açıldığı zamanki duruma göre hüküm kurulur. Mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. O nedenle mahkemenin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay'ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma gereğince işlem yapmak durumundadır. O halde mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, bozmaya uyma kararı verildiğine göre, ilk bozma kararı içeriğine göre yargılama yapıp, bir karar verilmesi gerekirken bozmadan sonra taşınmazın tahliye edildiğinden bahisle aynı hükmün yeniden kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy