MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2011/386-2013/462
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali, inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında 01.04.2010 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın davalı kiracı tarafından toplantı ve düğün salonu amacıyla kullanıldığını, sözleşmenin yedinci maddesine göre bir ayın kira bedelinin süresinde ödenmezse dönem sonuna kadar kira bedellerinin muaccel olacağının kararlaştırıldığını, davacı alacaklı tarafından 23.06.2011 tarihinde başlatılan icra takibi ile ödenmeyen Nisan, Mayıs, Haziran 2011 ayları ile muaccel hale gelen Mayıs/2011 ayı kadarki kira alacağı toplamı olan 157320 TL asıl alacak ile 78942 TL sözleşmede kararlaştırılan aylık %10 vade farkının tahsilinin istendiğini, davalı kiracı ve müteselsil kefillerin borcun bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.Davalılar, ruhsat alınamadığından kiralananın kullanılamadığını, bu nedenle kira borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur . Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 157320 TL asıl alacak, 8354 , 38 TL işlemiş yasal faiz üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatına karar verilmiştir.
492 Sayılı Harçlar Kanununun 16. Maddesine göre, açılan bir davada değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Değer gösterilmemiş ise davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde dava dilekçesi işleme konulmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında Harçlar Kanununun 30. Madde hükmü uygulanır. 492 Sayılı Harçlar Kanununun 30. Maddesi ise, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde, karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı hususunu düzenlemiştir. Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davacıya uygun süre verilmesi ve ondan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekir. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır.
Olayda, davacı vekili dava dilekçesinde takibe konu olan 157320 TL asıl alacak, 78942 TL işlemiş faize yönelik itirazın iptalini istemiş, ancak dava harcını 157320 - TL üzerinden yatırmıştır. Eksik alınan harç yargılama sırasında da tamamlattırılmamıştır. Bu durumda mahkemenin davacıya öncelikle eksik harcı tamamlaması konusunda süre vermesi, harcın tamamlanmasından sonra yargılamaya devam olunup, işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde eksik alınan harçla yetinilerek yargılamaya devam edilip, hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy