MAHKEMESİ: Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/12/2013
NUMARASI: 2013/529-2013/1568
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 25.500.00.-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, tahsiline karar verilen asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının reddedilen kısma yönelik %20 kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından kiralananın tahliyesi ile ilgili mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden bahisle tahliye talebine ilişkin olarak, davalı vekili tarafından ise aleyhe inkar tazminatına mahkum edilmeleri ile lehlerine kötü niyet tazminatı hükmedilmemesine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine kira borcunun yasal sürede ödenmemesinden bahisle kiralananın tahliyesini talep etmiştir.Ancak mahkemece, haciz ve tahliye istemli takip talebinin, yasal 30 gün ödeme süreli ödeme emrinin varlığı sebebiyle davacının tahliye istemi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması doğru değildir. Karar bu nedenle davacı lehine bozulmalıdır.
2-Davalı vekilinin icra inkar ve kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararda yazılı gerekçeye göre davalı vekilinin, reddedilen takibe konu alacak yönünden tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, davacı vekilinin hem dava dilekçesinde, hem yargılama esnasında davalı taraf ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğundan bahisle İİK.nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin herhangi bir talebi bulunmamaktadır. Mahkemece talep olmadan, talep varmış gibi, kabul edilen kısmi alacak üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi de doğru değildir. Karar bu gerekçe ile davalı lehine bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.