MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2010/199-2013/503
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.090 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kiracı M.. U..’ ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil A.. U...’ın temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1 Eylül S.. S.. ...... San. Sok. No:..... de bulunan dükkanını M.. U..'a 24.01.2005 tarihinde 5 yıllığına kiraya verdiğini, A.. U..ın da kira alacağı ve dükkanda meydana gelecek zararlara kefil olduğunu, dükkanın kiracıya eksiksiz teslim edildiğini, kiracının 01.04.2010 tarihinde anahtarı teslim ettiğini, Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/70 D.İş sayılı dosyasında taşınmazda meydana gelen zararı tespit ettirdiğini, taşınmazda meydana gelen zarar ve tamirat süresince kiraya verilemeyecek olması nedeniyle şimdilik 13.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekili zarardan sorumlu olmadıklarını, taşınmazın üçüncü bir kişiye kiraya verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.090 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 24.11.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesini A... U..kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair bir düzenleme bulunmamaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 583 (818 sayılı B.K.nun 484.) maddesine göre, kefalet sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesine bağlıdır.
Somut olayda, dava konusu edilen alacak, kiralananın hor kullanılması sonucu oluşan zarara ilişkindir. Hor kullanma sonucu oluşan zararın kefalet sözleşmesinin tanzimi sırasında önceden bilinebilir ve belirlenebilir mahiyette olmadığı açıktır. Bu nedenle zarardan davalı kefil A.. U..’ sorumlu olduğundan söz edilemeyeceği gibi adı geçen davalı adi kefil olup, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 585. (818 sayılı BK. 486.) maddesine göre de hakkında takip yapılmaz "kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye'de takibat icrasının imkânsız hale gelmesi" koşuluna bağlanmıştır. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca da adi kefil olan davalı A.. U.. hakkında doğrudan dava açılması olanaksızdır. Mahkemece, davalı adi kefil A..U.. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün adı geçen davalı yönünden bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy